Kapıkule Sınır Kapısı'nda, yurt dışı kaçış planları hayata geçirmek isteyen bir birey, güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonuyla yakalandı. Tırın dorsesinin altına gizlenerek gizli bir maceraya atılan Arif Kocabıyık, gözaltına alınarak tutuklama sürecine girdi. Bu olay, sınır güvenliğinin önemini bir kez daha vurgularken, Kocabıyık'ın mahkemedeki savunması ve uygulanan tutuklama tedbiri kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Gözaltı sonrası başlatılan işlemler sonucunda, Kocabıyık ve tırın sürücüsü Muhterem Altıntaş, adli makamlar tarafından tutuklandı. Kocabıyık'ın mahkemedeki ifadesi, olayın ardındaki motivasyonları ve olay örgüsünü anlamak açısından büyük önem taşıyor. Gazetecilerin ‘Nereye kaçacaktın?’ sorusuna verdiği ‘Anamur’ cevabı, Kocabıyık’ın durumuna dair ilginç bir ipucu sunarken, olayla ilgili detaylar da ortaya çıkmaya başladı.
Mahkeme heyeti, Kocabıyık'ın yurt dışı çıkış yasağına rağmen, tırın altına gizlenerek yurt dışına çıkmaya çalışması nedeniyle, CMK 112/1 maddesi uyarınca tutuklama kararı verdi. Bu karar, Kocabıyık'ın adli kontrol şartlarına uymadığı gerekçesiyle verilmiş olup, şüpheli veya sanıklar hakkında ceza süresine bakılmaksızın derhal tutuklama kararı verilebileceğini içeriyordu. Altıntaş ise ‘göçmen kaçakçılığı yapma’ suçundan tutuklandı.
Olayın ardından, Kapıkule Gümrük Sahası'nda yapılan detaylı aramalarda, Bulgaristan'a geçiş yapmak üzere gelen 42 BHK 513 plakalı tırın dorsesinin altında gizlenen Arif Kocabıyık ve İran uyruklu S.P.S. tespit edildi. Kocabıyık'ın, Türk Ceza Kanunu'nun 299/1. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan daha önce yurt dışı çıkış yasağı getirildiği öğrenildi. Bu durum, Kocabıyık'ın kaçış planının sadece bir girişim olmadığını, aynı zamanda daha önceden devam eden hukuki süreçlerle de bağlantılı olduğunu gösteriyor. Kocabıyık ve Altıntaş, Edirne L Tipi Cezaevine sevk edilerek tutuklu yargılamalarına başlandı.