Yıkımın ardından sessizliğe bürünmüş bir şehirde, adaletin peşinde koşan ailelerin sesleri Yargıtay önünde yükseldi. Adli Yıl açılış törenine eşlik eden ‘Adalet Peşinde Aileler Platformu’, 4 yıldır bekledikleri adaletin henüz gerçekleşmediği gerekçesiyle, güçlü bir basın açıklamasıyla sesini duyurdu. Platform, depremin sadece bir felaket olmadığını, aynı zamanda adaletin gecikmeli ve eksik geldiği bir travma olarak tanımladı.
Platform sözcüsü Döne Kaya’nın okuduğu ortak açıklamada, 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı derin acı ve çaresizlik ön plana çıktı. AFAD’ın koordinasyonundaki eksiklikler, raporlama süreçlerindeki hatalar ve kamu görevlileri üzerindeki dokunulmazlık talepleri, platform tarafından acımasızca eleştirildi. Özellikle, 53 bin insanın hayatını kaybettiği bu trajedide, sorumluların hesap vermediği iddiaları, platformun en güçlü argümanları haline geldi. ‘Katliamın iyi hali olmaz’ sloganıyla yürüyüşe başlayan depremzede aileler, adaletin gecikmeli geldiği gerekçesiyle Yargıtay’a çağrı yaptı, soruşturma izni verilmesini ve kamu görevlilerinin yargılanmasını talep etti.
Açıklamanın ardından, platform sözcüsü Döne Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan bir çağrıda bulundu. Erdoğan’a, evlat acısı, eş kaybı, torun acısı ve anne acısı gibi acıların ne anlama geldiğini sormaya çalıştı. “Hani 6 Şubat depremleri sonrasında açıklamaların birinde ‘Devlet yoktu, Kızılay yoktu, AFAD yoktu’ diyen ve ‘ahlaksız, namussuz ve adi’ diye yaftaladığı insanlar var ya, işte bugün karşındalar. Onlardan sadece bir kısmıyız biz. O gün devlet olmadığı için, AFAD olmadığı için ben annemi, ablamı, abimi ve dokuz aylık yeğenimi kaybettim,” diyerek, depremde hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaşadığı acıları gözler önüne serdi. Ayrıca, adaletin gecikmesi nedeniyle mahkemelerde dolanmalarına ve sarayların adaleti görmezden gelmesine dikkat çekerek, vicdanlarını sorgulama çağrısında bulundu.
<Malatya Kasaboğlu Apartmanı’nda dört çocuğunu, eşini ve iki yakınını kaybeden bir depremzede, adaletin sadece bir para haline geldiğini ve suçluların hala serbest kaldığını ifade etti. “İşin gerçeği şu ki adalet para olmuş. Asıl suçlu dışarıda, gitti, aynı yerde bina yapıyor. Hiç ilgilenen yok, davalar bekliyor, sonuçlanan yok. Herkes dışarıda rahat rahat geziyor nerede bunun adaleti? Artık bizim kaybedecek bir şeyimiz kalmadı. Herkes cezasını alsın, biz de rahat edelim,” diyerek, adaletin gecikmesi nedeniyle yaşadığı travmayı gözyaşlarıyla anlattı. Bu acı hikaye, adaletin gecikmeli gelmesi nedeniyle yaşanan insanlığın ve umudun tükenişini simgeliyordu.”}”>