Türkiye'nin basın dünyasına adını çizen, Cumhuriyet gazetesine bağlılığıyla öne çıkan Şükran Soner, beklenmedik bir vefatla gözyaşlarına dönüştü. Uzun süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Soner, sadece bir gazeteci değil, aynı zamanda fikirlerin ve mücadelelerin güçlü savunucusuydu. Cumhuriyet'in değerlerini korumak adına çaba göstermiş, sayısız insan hakları çalışmasına öncülük etmiş ve Türkiye Gazeteciler Sendikası'na liderlik yaparak mesleğini daha da güçlendirmiştir.
Şükran Soner'in vasiyeti doğrultusunda, ilk anma töreni yarın saat 11.30'da Cumhuriyet gazetesinin İstanbul merkezinde düzenlenecek. Bu törende, Soner'in hayatı ve eserleri anılacak, onun fikirleri ve mücadeleleri bir kez daha hatırlanacaktır. Tören, Cumhuriyet ailesi ve basın camiası için büyük bir acı günü olacak, aynı zamanda Soner'in mirasının yaşatılacağına dair bir umut kaynağı da olacaktır.
1946'da doğan Soner, gazetecilik kariyerine 1966'da Cumhuriyet gazetesinde muhabir olarak başlamış, kısa sürede gazetecilikteki yeteneği ve idealleriyle öne çıkmıştır. İşçi ve eğitim sayfalarının geliştirilmesinde oynadığı rol, o dönemde Türkiye'nin toplumsal ve ekonomik yapısına yön vermiştir. Aynı zamanda, çeşitli sivil toplum örgütlerinde kurucu ve yönetim kurulu üyeliği yaparak, insan hakları, sosyal adalet ve kültürel mirasın korunmasına katkı sağlamıştır.
Soner'in, Türkiye Gazeteciler Sendikası'ndaki uzun ve başarılı görevleri, sendikanın güçlenmesine ve gazetecilerin hak savunuculuğuna önemli katkılar sağlamıştır. TGS'de iki dönem Genel Eğitim Sekreterliği yapmış, daha sonra Genel Başkan Vekili ve Genel Başkanı olarak görev üstlenerek, Türkiye'nin basın özgürlüğüne hizmet etmeye devam etmiştir. Şükran Soner'in vasiyeti, Cumhuriyet'in ve Türkiye'nin basın dünyasına yapacağı katkının asla unutulmayacağı bir gerçeği teyit etmektedir.