Ankara’nın geleceğiyle ilgili önemli bir tartışma yeniden alevleniyor. Bilkent-İncek Çevre Yolu Bağlantısı Projesi, ilk olarak Melih Gökçek döneminde başlayan ve ODTÜ Ormanı’nın bir bölümünü içine alması nedeniyle büyük tepki toplayan bir yapayısı. Şimdi ise bu proje, enerji ve iklim uzmanları tarafından ‘ekolojik yıkım’ potansiyeli taşıdığı gerekçesiyle sert bir şekilde eleştiriliyor. Projenin yeniden başlatılması, şehrin geleceği ve çevresel sürdürülebilirlik açısından ciddi soruları beraberinde getiriyor.
Projenin hayata geçirilmesi sürecinde ABB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ertuğrul Candaş’ın iddiaları, enerji ve iklim uzmanı Önder Algedik tarafından şiddetle reddedildi. Candaş, ‘Belediye istese de bu yolu kaldıramıyor’ derken, Algedik ise belediye belgeleriyle çelişen bilgiler sunarak halkı yanıltmaya çalıştığını savundu. Candaş’ın, ODTÜ arazisi ve imar planı yetkisi konusundaki açıklamaları da, Algedik tarafından detaylı bir şekilde incelenerek, belediye verileriyle çeliştiği gösterildi. Bu durum, projenin arkasındaki motivasyonların ve hedeflerin sorgulanmasına neden oluyor.
Projenin savunucularının iddiaları, yolun üstüne yapılacak ekolojik köprü ile trafik sorununu çözeceği yönünde. Ancak bu plan, çevre uzmanları tarafından ‘kaba kuvvet’ olarak değerlendiriliyor. 5 kilometre uzunluğundaki yolun üzerine 1 kilometre uzunluğunda bir köprü yapılması, ekolojik açıdan büyük bir yıkıma yol açabilir ve bu durum, kamuoyunu yanıltma girişimi olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Ankara trafiğinin nedenleri ve çözüm önerileri tartışılırken, Büyükşehir Belediyesi’nin insanları otomobil kullanmaya zorlama politikası ve otomobilleşme trendinin, trafiği daha da kötüleştirdiği vurgulanıyor. 691 bin yeni otomobilin trafiğe çıkması ve 116 binden fazla motosikletin piyasaya sürülmesi, trafik sorununu çözmek yerine daha da karmaşık hale getirdiği belirtiliyor.
Bu karmaşık tablo içerisinde, projenin yeniden başlamasının arkasındaki gerçek nedenler ve hedefler belirlenmeli. Projenin, sadece ticari bir çıkış veya rant odaklı bir yaklaşım olup olmadığı sorgulanmalı. Ekolojik sürdürülebilirlik, şehirlerin geleceği ve vatandaşların yaşam kalitesi gibi önemli konulara dikkat çekilerek, Ankara’nın geleceği için daha akılcı ve sürdürülebilir çözümler üretilmesi gerekiyor. Bilkent-İncek projesi, bu konuda önemli bir ders ve uyarı niteliğinde olabilir.”} p>