İzmir'de yaşanan bir tüketici davası, otomotiv sektöründe önemli bir hukuki dönüm noktası oluşturdu. Bir araç sahibi, yetkili servisten aldığı hatalı yakıt sebebiyle aracında ciddi onarım maliyetleriyle karşı karşıya kaldı. Bu olay, sadece bayi hatalarının sorumluluğunu değil, aynı zamanda otomobil dağıtım şirketlerinin de bu tür durumlarda müşteriye karşı sorumluluğunu tartışmaya açtı.
Olay, bir tüketici tarafından yetkili servisten yanlış yakıt alınması sonucu 59 bin 401 TL’lik zarara yol açmasıyla başladı. Tüketici, ilk olarak İl Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurarak zararlarının tazminini talep etti ve heyet tüketici lehine karar verdi. Ancak, ana dağıtım şirketinin bu karara itiraz etmesi ve İzmir 7. Tüketici Mahkemesi’nin Hakem Heyeti’nin kararını iptal etmesiyle süreç karmaşık bir hale geldi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin kararı, bu karmaşaya bir son verdi. Yargıtay, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde, ana dağıtım şirketinin “sağlayıcı” olarak kabul edilerek, hizmeti fiilen sunan bayiyle birlikte ayıplı hizmetten ve bu hizmetin yol açtığı zararlardan tüketiciye karşı müteselsel sorumlu tutulması gerektiğine hükmetti. Bu karar, tüketici hakem heyetlerinin kararlarının, ana şirketlerin de sorumluluğunu kapsayabileceğini açıkça gösteriyor.
Mahkeme, ayıbın bilinmemesinin bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını vurgulayarak, Tüketici Mahkemesi’nin ana şirketin sorumluluğunu göz ardı ederek verdiği kararın, hukuki açıdan etkili olmadığını belirtti. Bu önemli karar, otomotiv sektöründe tüketicilerin haklarını koruma konusunda yeni bir perspektif sunarken, aynı zamanda şirketlerin sorumluluklarını da netleştirdi.