Tunceli’nin sağlık camiasında, Gülistan Doku soruşturması, yılanların peyzahını değiştirme eylemi gibi karmaşık bir operasyonun fitilini ateşledi. Tutuklanan dönemin İl Sağlık Müdürü ve Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, ifadesinde Gülistan Doku’nun hastane giriş kaydının silinmesinde ‘Yücel Bey’in’ kritik rol oynadığını ima etti. Bu iddia, soruşturmanın odağını daraltırken, yetkililerin ‘Yücel Bey’in’ kimliğini tespit etmesi için yoğun çaba sarf ettiğini gösteriyor.

Özdemir’in ifadesinde, Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarının silinmesinde kendisinin yetkili olmadığı, bunun tamamen ‘Yücel Bey’in’ sorumluluğunda olduğu vurgulandı. Bu süreçte, Sisoft isimli yazılım şirketi ile yapılan işbirliği ve bu firmadaki görevlilerin (Burçin Yerlikaya ve Yücel Erdem) rolü de dikkat çekiyor. Özdemir, hastane kayıtlarının silinmesi ve düzeltilmesi işlemlerinde, yazılım şirketi çalışanlarının ve ‘Yücel Bey’in’ kendisine herhangi bir sorumluluk atamadığını, bu tür konuların ‘Yücel Bey’in’ bilgisine göre yürütüldüğünü ifade etti.

‘Yücel Bey’in’ işleyiş mekanizması, dikkat çekici bir detay içeriyordu. Özdemir, böyle bir durumun ortaya çıkması halinde, müracaatın poliklinik veya acil sekreter tarafından bilgi işleme kaydı açılıp, 2 müdür yardımcısına imzalatılıp havalesi sağlanarak ‘Yücel Bey’e’ yazılı olarak dilekçesi verilerek ‘silme, düzeltme ve ekleme’ işlemlerinin ‘Yücel Bey’ tarafından gerçekleştirildiğini aktardı. Bu anlatım, ‘Yücel Bey’in’ sorumluluğunu daha da belirginleştiriyor.

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, ‘Yücel Bey’in’ POLNET sisteminin kullanımı ve bu sistemdeki kayıtların silinmesiyle ilişkisi sorgulanmaya başlandı. Özdemir, POLNET’in verilerinin hastaneden alındığını ve 7 Ocak 2020 tarihinde yapılan bir sorgunun tutanağa geçirildiğini ancak sonrasında bu kayıtların ulaşamadığını, bunun da ‘silinme’ ihtimalini düşündüğünü belirtti. Bu noktada, ‘Yücel Bey’in’ rolü, ‘POLNET’in’ bilgisayar uzmanlarının çözmesi gereken karmaşık bir bulmaca olarak tanımlandı. Ayrıca, Özdemir’in imzası bulunan ancak Gülistan Doku’ya ait Epikriz raporlarının bulunmaması, soruşturmanın karmaşıklığını daha da artırıyor ve ‘Yücel Bey’in’ sorumluluğuna dair şüpheleri körüklemeye devam ediyor.