Son dakika gelişen olaylarla TBMM'nin kuruluşunun ve Türkiye'nin geleceği üzerindeki etkilerinin altını çizen MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında çarpıcı açıklamalar yaptı. Bahçeli, meclisin sadece bir savaş aracı olmadığını, aynı zamanda milletin iradesinin ve kurucu bir tarih aklının tezahürü olduğunu vurguladı. Bu açıklama, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin ve milli kimliğinin önemini bir kez daha göz önüne serdi.

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkan noktalar şunlardı: ‘TBMM EMPERYALİZMİN İSTİKAMETİNİ BOZDUDU’ ifadesiyle, meclisin emperyalist dayatmalarına karşı milli iradeyi temsil etme rolüne dikkat çekti. Türkiye’nin istiklal mücadelesinin, sadece silah gücüyle değil, aynı zamanda hukuk şuuru, temsil fikri ve meclis iradesiyle tahkim edildiğini belirterek, Birinci Meclis'in savaş şartlarının zorunlu kıldığı geçici bir teşekkül olmadığını, milletin kaderini başkalarının insafına terk etmeyen kurucu bir tarih aklının devlet iradesine dönüşmüş halini ifade etti. Açılışı, emperyalizmin istikametini bozan, üzerinde güneş batmayan sözde imparatorluklara diz çöktüren, vesayet dayatmasına ve esaret zincirlerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yol başlığında başkaldıran bir milletin kendi mukadderatına bizzat hâkim olduğu kutlu bir dönüm noktası olduğunu savundu.

MHP Lideri, işgal altında olan Anadolu'da Türk milletinin sergilediği destanları ve özellikle Ankara'da yanan meşalenin, karanlığı yaran millî uyanışın, esareti reddeden kararlılığın ve Anadolu’da hayat bulacak bir şahlanışın adı olduğunu ifade etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin millî iradenin ete kemiğe bürünüp hüviyet kazandığı, hüküm ve hâkimiyet tesis ettiği, hâkimiyet iradesinin milletin kendisine teslim edildiği, hürriyet sevdasının devlet nizamına tahvil edildiği tarihî yürüyüşün cümle kapısı olduğunu vurguladı. Bu süreçte Türk milletinin egemenlik hakkının Malazgirt zaferinin açtığı Anadolu kapısından, Söğüt'te filizlenip cihanı saran o koca çınardan, İstanbul'un fetihiyle katlanan şanından, Çanakkale'de yazılan destandan ve her karışı şehit kanıyla sulanan toprağından alındığını belirtti.

Bahçeli ayrıca, okulların özgürlüğün kıymetinin öğretildiği alanlar olduğunu, eğitim ve beka meselesinin bir bütün olduğunu vurguladı. Okul saldırılarıyla ilgili ise çok yönlü bir değerlendirme yapılması gerektiğini, sosyal medyadaki saldırgan dil, akran zorbalığı ve oyunlardaki tehlikelerin çocuklarımızın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini de ele aldı. ‘Geleceğimiz dijital kuşatma altında’ diyerek, ekran ışığına bağlı olarak yavrularımızın gözlerindeki ferin sönmemesi için bugünden harekete geçilmesi gerektiğini ekledi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki olayların sadece tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilemeyeceğini, tüm sebepleri, sonuçları ve arka plandaki gelişmeleri serinkanlı bir şekilde ele alınması gerektiğini belirterek, okullardaki vahim gelişmelere karşı çok yönlü bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini ifade etti.”}P{style=