Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, Dışişleri Bakanlığı tarafından organize edilen ve 150 farklı ülkeyi bir araya getiren ‘Antalya Diplomasi Forumu 2026’, dünya basın tarafından geniş çapta değerlendirildi. Özellikle ABD ve Almanya’daki medya kuruluşları, bu forumun Türkiye’nin uluslararası sahisede artan etkisini gözler önüne serdiğini vurguladı. ‘Batı’nın başaramadığı stratejik hamlelerin’ şimdiye kadar Türkiye tarafından başarıyla gerçekleştirildiği savunulurken, bu durumun küresel güç dengelerinde önemli bir değişime yol açabileceği öngörülüyor.

Alman Die Zeit gazetesi, Türkiye’nin diplomatik yaklaşımını, farklı siyasi aktörlerle eşzamanlı ve esnek bir iletişim kurabilme becerisiyle öne çıkardığını belirtiyor. Bu yaklaşım, “sarkaç” gibi dalgalanan küresel politikaların tam tersine, Türkiye’nin istikrar ve uzlaşma arayışlarında önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Türkiye, dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelerle karmaşık ve hassas ilişkiler kurarak, arabuluculuk ve yardımseverlik faaliyetleri sayesinde giderek daha fazla güven kazanıyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un forumda yer alması, Türkiye’nin tüm taraflara açık, kapsayıcı bir diplomatik stratejinin somut bir örneği olarak yorumlanıyor.

Forumla ilgili yapılan analizlerde, Avrupa’ya yönelik eleştiriler de yer alıyor. Alman basınında, “Türkiye tüm dünyayı bir araya getiriyor, Almanya neden böyle bir şey yapamıyor?” şeklinde sorular sorulurken, Avrupa Birliği’nin sınırlı bir rol oynadığı ve büyük Avrupa ülkelerinin katılımının yetersiz kaldığı eleştirileri yapılıyor. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası ilişkiler ağının, Avrupa’nın sahip olmadığı bir genişlik ve derinliğe sahip olduğunu gösteriyor. ‘Kendine özgü bir dünya düzeni konferansı’ olarak tanımlanan Antalya forumu, Türkiye’nin Batı dışı ülkelerle kurduğu stratejik ortaklıklar sayesinde, küresel siyasetin şekillenmesinde giderek daha önemli bir rol oynamasına olanak tanıyor.

ABD’li Der Spiegel dergisi, Türkiye’nin forumu, ‘Münih Güvenlik Konferansı’na alternatif bir platform yarattığını’ belirterek, Türk hükümetinin ‘güvenilir bir ortak imajı’ oluşturma çabasının başarılı olduğunu vurguluyor. Amerikan basını ise Türkiye’nin, küresel düzenin çöküş sürecinde, yeni bir çok kutuplu dünya düzeninin en kritik aktörlerinden biri haline geldiğini öngörüyor. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası arenadaki etkinliğinin artmaya devam etmesi ve bölgesel sorunların çözümünde daha aktif rol oynaması beklentilerini güçlendiriyor.”}