Eskişehir'in canlı simgesi haline gelen Barlar Sokağı, son günlerde siyasi arenada büyük yankı uyandırdı. İYİ Parti'den AKP'ye geçen milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu'nun yaptığı açıklamalar, bu bölgeye dair farklı bir bakış açısı sunarken, aynı zamanda mevcut düzenlemelerle ilgili tartışmaları da alevlendirdi. Vekilin, “Devlet akşama kadar sarhoşların peşinde mi gezecek?” şeklinde ifadeler, özellikle gençlerin yoğun olarak bulunduğu bu alanda yaşanan sorunlara dikkat çekmeyi amaçlıyordu.
Hatipoğlu’nun açıklamaları, Barlar Sokağı’nın düzenlenmesiyle ilgili mevcut belediye yönetiminin yaklaşımına doğrudan eleştiri getiriyordu. Vekil, özellikle üniversite öğrencilerinin yoğun olarak yaşadığı bu bölgede, alkol tüketiminin ve gece hayatının öğrencilerin gelişimine olumsuz etkiler yaratma potansiyelini vurguluyordu. “Hiçbir milletvekilinin, hiçbir belediye başkanının çocuğunu, torununu göndermediği yere vatandaşın çocuğunu niye gönderiyoruz?” şeklindeki sözleri, bu konudaki endişeleri daha da pekiştiriyordu. Ayrıca, barların kent merkezinden uzaklaştırılması ve yerine öğrencilere yönelik alternatif mekanların (kafe, sanat atölyesi) kurulması önerisi, uzun vadeli bir çözüm stratejisi sunuyordu.
Vekilin açıklamaları, Eskişehir’deki güvenlik kaygılarını da göz önüne seriyordu. Barlar Sokağı’nda yaşanan kavgalar, bıçaklama vakaları ve uyuşturucu kullanımı gibi sorunlar, yerel yönetimlerin bu alandaki denetimlerinin yetersiz olduğunu ima ediyordu. “Devlet önlemini alsın” çağrısı, bu tür olayların önüne geçilmesi için daha etkin ve kapsamlı önlemler alınması gerektiğini vurguluyordu. Bu bağlamda, güvenlik güçlerinin Barlar Sokağı’nda daha sıkı denetimler yapması ve olası riskleri önceden tespit ederek gerekli önlemleri alması gerektiği savunuluyordu.
Sonuç olarak, İdris Nebi Hatipoğlu’nun Barlar Sokağı konusundaki açıklamaları, Eskişehir’de uzun süredir devam eden bir tartışmanın yeniden alevlenmesine neden oldu. Vekilin, hem şehrin gece hayatının düzenlenmesi hem de öğrencilerin güvenliğinin sağlanması konularında farklı bir bakış açısı sunması, yerel yönetimleri ve kamuoyunu daha fazla düşünmeye sevk etti. Bu tartışma, Eskişehir’de benzer sorunların yaşandığı diğer şehirler için de bir referans noktası olabilirken, aynı zamanda şehirlerin sosyal ve kültürel yaşamını şekillendiren gece hayatı düzenlemelerinin nasıl bir denge içinde olması gerektiği sorusunu da gündeme getirdi.”}çıkış}