ABD'nin ev sahipliği yaptığı G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı, North Carolina eyaletinin Asheville kentinde büyük bir dikkatle başladı. Toplantının merkez noktasını, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in yaptığı açıklamalar belirledi. Bessent, mevcut ekonomik manzaranın karmaşıklığına rağmen, ekonomik büyümenin G20'nin önceliği olduğunu net bir şekilde ifade etti.

Toplantıların açılışında konuşan Bessent, 1990'ların sonlarındaki G20'nin misyonunun, özellikle ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi hedefleyen işbirliğini desteklemek olduğunu hatırlattı. Ancak, bu misyonun zaman içinde değiştiğini, görev kapsamının genişlemesiyle birlikte daha geniş bir perspektife doğru kaydığını belirtti. ABD'nin G20'nin kuruluş amacını beş temel öncelik çerçevesinde değerlendirdiğini ve ekonomik büyümenin bu önceliklerin başında yer aldığını vurguladı. Bu bağlamda, ABD'nin özel sektör liderleriyle G20 politika yapıcılarını bir araya getirerek, büyümenin önündeki engelleri tespit etmeyi ve bu engelleri ortadan kaldıracak reformlar geliştirmeyi hedeflediğini açıkladı.

Bessent, küresel ekonomik refahın, kamu-özel sektör işbirliği ile sağlanması gerektiğini ve kalıcı küresel dengesizliklerle mücadele etmenin de öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti. Ülkelerin kendi ihracatlarına ayrıcalık tanıyan politikaların, G20'de temsil edilen ekonomilerin zarar görmesine yol açtığını, bu tür çarpık politikaların piyasa rekabetini bozduğunu vurguladı. ‘Komşusunu zarara uğratma’ şeklinde uygulanan politikaların sürdürülebilir bir küresel ekonomi için kabul edilemez olduğunu savundu.

Ekonomik büyümenin yanı sıra, gelişmekte olan piyasalar ve ekonomilerdeki devlet borcu sorunlarının çözümü ve finansal okuryazarlığın artırılması da G20'nin öncelikleri arasında yer aldı. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, G20'nin fikir alışverişine katkı sağladığı bir fırsat sunduğunu belirtti. Warsh, küresel bir tasarruf fazlası ve fırsat eksikliği nedeniyle sermayenin beklemede kaldığını ve bu durumun önümüzdeki dönemde bir yatırım patlamasıyla sonuçlanması beklendiğini ifade etti. Ayrıca, İran'ın yaptırımları ciddiye alması ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumun, İranlı liderleri şok içinde bırakması da toplantıda ele alınan konular arasında yer aldı. Avrupa Birliği'nin İran'a karşı uygulanan ‘ekonomik dışlama’ operasyonuna verdiği destek, Bessent tarafından memnuniyetle karşılandı. Ancak, ekonomik çöküşün önlenebilir olduğunu ve rejimin aklını başına toplaması halinde bu riskin ortadan kalkacağını vurguladı.