Küresel finans piyasaları, Beyaz Saray ile Tahran yönetimi arasında tırmanan diplomatik ve askeri gerilimin etkilerini derinden hissediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’ndaki blokajın kaldırılması için İran’a tanıdığı sürenin dolmasına 24 saatten az bir zaman kalması, Asya borsalarında yatırımcıların temkinli bir duruş sergilemesine neden oldu. Bölge genelinde işlem hacimleri düşerken, belirsizlik ortamı hisse senedi piyasaları üzerinde baskı kurmaya devam ediyor.
Siyasi arenada tansiyon düşmek yerine daha da sertleşiyor. Trump yönetimi, İran’ın geri adım atmaması durumunda ülkenin enerji santralleri ve ulaşım ağları gibi hayati altyapı unsurlarının hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Buna karşın Tahran, Batı destekli barış senaryolarına kapıyı kapatarak; ancak ekonomik ambargoların son bulması ve bölgesel çatışmaların durması halinde masaya oturabileceğini bildirdi. Sahadaki raporlar ise İran ve İsrail arasındaki askeri sürtüşmelerin hız kesmeden sürdüğünü işaret ediyor.
Enerji arzına yönelik jeopolitik risklerin canlı kalması, petrol fiyatlarını varil başına 110 dolar seviyesinin üzerinde tutuyor. Akaryakıt maliyetlerindeki bu yükseliş, dünya genelinde enflasyonist kaygıları yeniden alevlendirirken, merkez bankalarının para politikalarında beklenen gevşeme adımlarını zora sokuyor. Bu ekonomik tablo, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçarak daha güvenli limanlara yönelmesine zemin hazırlıyor.
Piyasa verilerine bakıldığında, Japonya ve Çin endekslerinde satıcılı bir seyir gözlenirken, Hindistan ve Singapur borsaları da günü kayıplarla sürdürdü. Hong Kong piyasalarının kapalı olduğu işlem gününde, Avustralya borsası enerji hisselerindeki alımların etkisiyle pozitif bir ayrışma sergileyerek dikkat çekti. Bölgedeki genel karamsar havaya rağmen Sidney merkezli endeks, değer kazanarak günü tamamlamayı başardı.
Güney Kore piyasalarında ise teknoloji devlerinden gelen iyimser bilanço tahminleri bir nebze nefes aldırdı. Özellikle yapay zeka çiplerine olan küresel talebin etkisiyle Samsung Electronics’in faaliyet kârında devasa bir artış beklentisi oluşması, teknoloji hisselerine olan ilgiyi artırdı. LG Electronics’in de güçlü bir toparlanma sinyali vermesiyle birlikte KOSPI endeksi, jeopolitik risklerin gölgesinde sınırlı da olsa bir yükseliş kaydetti.