Türkiye, yüzyıllar boyunca sofraların vazgeçilmezi olmuş mercimeği, günümüzde kendi üretim kapasitesinin yetersizliği nedeniyle ithalata bağımlı hale geldi. 36 yıllık bir sürede yaşanan bu dönüşüm, tarım politikalarının başarısızlığını ve ülke ekonomisi üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Bir zamanlar dünya lideri konumunda olan Türkiye, bugün 6’ncı sırada yer alırken, sofralarımızda yarısı artık ithal mercimeklerle dolduruluyor.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında 56 milyonluk nüfus üzerinde 846 bin ton mercimek üretimi yapılmışken, günümüzde 86 milyonluk nüfusla birlikte bu üretim 433 bin ton seviyesine gerilemiş. Nüfusun 30 milyon artmasıyla birlikte, üretimin 413 bin ton azalması, tarım sektöründe yaşanan ciddi bir boşluğu işaret ediyor. Bu durum, hem gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor hem de Türkiye’nin tarım sektöründeki rekabet gücünü zayıflatıyor.

2003-2025 yılları arasında Türkiye, 7,6 milyon ton mercimek ithal ederken, bu ithalat için 5,4 milyar dolar harcanmış. 2026 yılının ilk 7 ayında ise 446 bin ton mercimek ithal edilerek, bu eğilim daha da hızlanmış. Bu durum, Türkiye’nin kendi topraklarında yetişen mercimeği dışarıdan satın almak zorunda kalmasına neden oluyor. Özellikle, protein kalitesi yüksek olan Türk mercimeğinin, yurt dışından daha düşük kaliteli ürünlerin ithal edilmesi, tarım sektöründeki dengesizlikleri daha da derinleştiriyor.