İstanbul’un kalbindeki Bakırköy’de yaşanan gizli kamera skandalı, artık yalnızca bir güzellik merkezinin sorunlarıyla sınırlı kalmıyor. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma, 15 bin civarında mahrem görüntü içeren bir arşivin ortaya çıkışıyla birlikte, suçlu ağının kapsamını genişletiyor. Bu devasa veri havuzunda, sadece güzellik merkezlerinin epilasyon odalarına ait kayıtların değil, aynı zamanda ünlü giyim mağazalarının deneme kabinlerinden otel odalarına, bungalovlara ve hatta günlük kiralık Airbnb evlerine ait mahrem görüntülerin de yer aldığına dair bilgiler gün yüzüne çıkıyor.
Soruşturma, Emrah Selim Cansever, Fatma Özçalışkan ve Abdullah Çatalbaş isimli üç şüphelinin tutuklanmasıyla sonuçlandı. Şüphelilerin ifadeleri, komplonun karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Cansever, işletmesine herhangi bir hizmet vermediğini iddia ederken, sistemin dışarıdan gerçekleştirilen bir siber saldırı sonucu ele geçirildiğini öne sürdü. Fatma Özçalışkan ise gizli kameralardan haberi olmadığını, ancak odalardaki ‘PIR’ hareket sensörlerini söktüğünü ve görüntüleri güvenlik altına almaya çalıştığını savundu. Özçalışkan’ın iddiasına göre, Cansever onu takip etmiş ve bu durumun kendisini tedirgin ettiğini dile getirdi.
Yapılan detaylı telefon incelemelerinde, “PIR” hareket sensörlerinin iş yerine montajının Cansever tarafından yapıldığına dair kanıtlar bulunmuş. WhatsApp yazışmaları ve kayıtlar, şüphelilerin bu cihazları kullanarak mahrem görüntüleri kaydettiğini gösteriyor. Bu bulgular, soruşturmanın daha da derinleşmesine ve faillerin yargılanmasına zemin hazırlıyor. Görüntülerin satıldığı Telegram kanalının yöneticisi Abdullah Çatalbaş’ın da bu operasyonun içinde yer aldığına dair bilgiler, soruşturmanın genişlemesine katkıda bulunuyor.