Modern hava muharebelerinde en kritik unsurlardan biri, düşman unsurlarına yakalanmadan hedefi etkisiz hale getirebilmektir. Günümüzde hayalet uçak teknolojileri hızla gelişim gösterirken, bu araçları saptayabilecek gelişmiş sensör sistemlerine olan ihtiyaç da eş zamanlı olarak artmaktadır. Türk savunma sanayii, bu stratejik ihtiyaca yanıt vermek adına ASELSAN liderliğinde devrim niteliğinde bir adım atarak KARAT sistemini başarıyla hayata geçirdi.

KARAT, teknik donanımı itibarıyla kızılötesi arama ve takip (IRST) yeteneklerine sahip, üst düzey bir optik algılayıcı olarak tanımlanıyor. Geleneksel radarların aksine dışarıya herhangi bir elektromanyetik dalga yaymayan bu sistem, tamamen pasif bir çalışma prensibiyle düşman uçaklarının motorlarından yayılan ısıyı takip ediyor. Bu benzersiz yetenek, radar sinyallerini sönümleyen 5. nesil savaş uçaklarının bile çok uzak mesafelerden deşifre edilmesine ve takip altına alınmasına imkan tanıyor.

Dünyada sadece sayılı ülkenin envanterinde bulunan bu ileri teknoloji, başlangıçta Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN için tasarlanmış olsa da, insansız savaş uçağı KIZILELMA’ya da başarıyla entegre edildi. Bu sayede Türkiye, insansız hava araçlarına normalde sadece en gelişmiş insanlı jetlerde bulunan bir 'göz' kazandırarak küresel ölçekte bir ilke imza attı. KARAT ile donatılan insansız platformlar, düşman radarları tarafından fark edilmeden hava hedeflerini yüksek hassasiyetle izleme kabiliyetine kavuştu.

'Görünmeden görebilme' ilkesi üzerine kurgulanan bu milli teknoloji, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonel üstünlüğünü sahada bir üst seviyeye taşıyacak. KARAT’ın sağladığı anlık veri ve hassas takip yetisiyle milli platformlar, karmaşık muharebe ortamlarında stratejik bir avantaj elde edecek. Önümüzdeki süreçte Türk mühendisler tarafından geliştirilen farklı mühimmat ve sensörlerin de bu platformlara eklenmesiyle, Türkiye'nin hava savunma doktrini yeni baştan yazılacak.