Ertan Yıldız, İstanbul’un geleceğini şekillendirdiğine iddia edilen karmaşık bir yapının perde arkasını gözler önüne seren çarpıcı ifadelerle tanık oldu. Önceki etkin pişmanlık sürecinin tamamını desteklediğini belirten Yıldız, bu ağın nasıl işlediğini, kimlerin içeride yer aldığını ve hangi vurgunların gerçekleştirildiğini adım adım anlattı. Bu ifadeler, İmamoğlu’nun yönettiği iddia edilen ‘İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında damga vurdu.
Yıldız, ilk olarak belediye iştirakleri, reklam ihaleleri, Boğaziçi İmar, metro ve araç ihaleleri ile Cebeci hafriyat sahası üzerinden işleyen devasa para ve komisyon sistemini ayrıntılarıyla anlattı. Önceki etkin pişmanlık ifadelerinin tamamını yansıtan bu anlatım, özellikle ‘Gözlerimle gördüm’ diyerek İBB’de dönen kirli çarkı gözler önüne serdi. Yıldız’ın iddiaları, 1,5 milyon doların Fatih Keleş tarafından alınması ve Ekrem İmamoğlu’nun bu durumdan haberdar olduğu yönündeki bilgilerle birlikte, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Dava dosyasındaki “Eylem 20”ye ilişkin iddiaların %100’ünü doğruladığını belirten Yıldız, bizzat şahit olduğu bavul dolusu para trafiğini anlattı. Yaklaşık 1,5 milyon – 1 milyon 200 bin doların Fatih Keleş tarafından alındığını ve bu durumun Ekrem İmamoğlu’nun tam olarak bilgisi dahilinde olduğunu ifade etti. Ekrem İmamoğlu’nun Aykut Erdoğdu’yu kastederek, ‘Ya Aykut’a dikkat edin, o 2 alır 1,5 getirir’ şeklinde bir ifadede bulunması, bu yapının karmaşıklığını ve içerideki farklı paydaşların aralarındaki ilişkileri daha da net bir şekilde ortaya koydu. Yıldız, Ağaç A.Ş.’de kurulan “komisyon havuzu” skandalını da detaylı bir şekilde anlattı; 2019 sonu veya 2020 başlarında Fatih Keleş ve Ali Sukas ile yaptıkları gizli toplantıda Beylikdüzü’nden tanıdık firmalara Ağaç A.Ş.’den iş verilmesini teklif edildiğini, yapılan toplantıya Ali Sukas da katılarak kendi tanıdık firmalarının da bu havuzda yer alabileceğini söylediğini belirtti.
Yıldız ayrıca, başlangıçta “Cumhurbaşkanlığı ve bakanlık” hedefiyle yola çıktıklarını ancak zamanla gayriyasal finans kaynakları geliştirme ve kumpas yapılanmalarının odağı haline gelindiğini ifade etti. Fatih Keleş’in İmamoğlu’nun yanında ‘Para işleriyle uğraşmaktan yoruldum, Ertan Bey de elini taşın altına soksun’ diyerek kendisini kirli sisteme çekmeye çalıştığını belirtti. Bu süreçte 800 milyon dolarlık Cebeci vurgunu da Yıldız tarafından detaylı bir şekilde anlatıldı; 170 bin ton izinli alana 80 milyon ton kaçak hafriyat dökülmesine göz yumulduğunu, İSTAÇ’ın en az 400 milyon dolarlık gelirden mahrum bırakılarak zarara uğratıldığını ve bu paraların belirli kişilerin cebine gittiğini vurguladı. Son olarak, Medya AŞ’de “kapalı devre” sistemin Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Murat Ongun ve Serdal Taşkın tarafından yönetildiğini, ihaleler ve reklam mecralarının bu toplantılarda konuşulduğunu anlattı. Bu bilgiler, İstanbul’un geleceğini ve İmamoğlu’nun yönetimi altında dönen karanlık sırların sadece bir yüzeyinin ortaya çıkarıldığını gösteriyor.