Antalya'nın Kemer kıyı şeridinin kalbinde, göz boyayan bir hesaplaşma yaşandı. Hazine'ye ait, yıllardır yattığına dair bilgilere konu olan 80 adet taşınmazın, karmaşık bir ağın parçası haline geldiği ve bu ağın sonucunda 10 milyar Türk Lirası seviyesinde bir kamu zarara yol açtığına dair şok edici bir iddia ortaya atıldı. Bu iddia üzerine başlatılan titiz operasyon, Kemer'in geleceğini tehdit eden bir skandalın perdeyi araladı.
Operasyonun merkezinde, Milli Emlak Müdürlüğü'nde görevli uzman Gökhan K. ve tapu müdürü M.K. gibi önemli isimler yer alıyor. Soruşturma, bu kişilerin, Hazine'ye ait taşınmazları, yasal prosedürleri hiçe sayarak, belirli bireyler ve aile grupları arasında devretmelerini sağladığını gösteriyor. Soruşturma ekibinin, Kemer'in mahalle muhtarlarının da bu usulsüz operasyona dahil olduğunu tespit etmesi, olayın boyutunu daha da genişletti. Bu durum, kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve tepki uyandırdı.
Soruşturma, MASAK’ın verileri, HTS kayıtları, baz kayıtları, tapu hareketleri, bakanlık müfettişliği raporları, bilirkişi ifadeleri ve teknik takip çalışmaları gibi çok çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgilerin bir araya getirilmesiyle yürütüldü. Bulgular, şüphelilerin sadece hatalı bir eylemden ibaret olmadığını, aksine, süreklilik gösteren, karmaşık bir örgütlenme içerisinde hareket ettiklerini ortaya koydu. Bu durum, kamu görevlilerinin ve sivil bireylerin işbirliği yaparak, büyük bir mali zarara neden olduğunu gösteriyor.
Operasyon kapsamında, şüphelilerin arasındaki Gökhan K. ile M.K. arasında yapılan bir görüşmede, satışlar sırasında vatandaşın tespitini yapmadan beyanlara göre hareket edildiği, satış şartlarının (fiili kullanım ve hak sahipliği) yeterince araştırılmadan işlem yapıldığı kabul edildi. Ayrıca, Hazine taşınmazlarının değerinin,