Bir zamanlar gökyüzünde binlerce yolcuyu taşıyan devasa bir Boeing 737, şimdi denizin derinliklerinde adeta bir şehir kurmuş gibi. Bu inanılmaz dönüşüm, Kanada'nın Air Canada filosundan ayrılan ve uzun yıllar hizmet vermiş uçağın, British Columbia'daki bir yapay resif projesi için bağışlanmasıyla başladı. Uçağın hikayesi, hem çevresel duyarlılık hem de yaratıcılık örneği sunuyor.
Uçağın denize indirilme süreci, yaklaşık dört yıl boyunca gönüllülerin özverili çalışmalarıyla şekillenmiş. Uçağın gövdesindeki yağ, yalıtım ve diğer potansiyel zararlı maddeler, yüzlerce saat süren titiz temizlik operasyonları sonucunda ortadan kaldırıldı. Projenin hayata geçirilmesi için çevre düzenlemelerine uyum ve yerli halk topluluklarının desteği gibi önemli adımlar atıldı. Bu sayede, uçağın denize yerleştirilmesi, sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda doğa ile uyum içinde bir yaşam alanı yaratma çabası olarak da değerlendiriliyor.
Uçak, Chemainus açıklarına taşınarak özel olarak tasarlanmış destekler üzerine yerleştirildi. Daha sonra vinç yardımıyla denizin dibine indirildi. Bölgenin seçimi, geçmişte ormanlık alanların yoğun kullanımı sonucu oluşan atıkların varlığı ve sınırlı doğal yaşam alanları gibi faktörlerin bir sonucu oldu. Bu özel kurulum, dalgıçların uçağın içine girebilmesini ve dışarıdan incelemeler yapabilmesini sağlayarak, hem bilimsel araştırmalar hem de turizm açısından büyük fırsatlar sunuyor. Uçağın deniz tabanındaki derinliği yaklaşık 21 metreyi buluyor ve resifin en derin noktası 27-30 metre civarında yer alıyor.
Uçağın denize yerleştirilmesinden sonra, kısa sürede alışılmadık bir durum ortaya çıktı: Uçak gövdesi, çeşitli deniz canlılarının yaşam alanı olarak kabul edildi. Bugün itibarıyla yapay resifte 100'den fazla deniz türü tespit edilmiş. Kaya balıkları, kanatların ve gövdenin çevresinde barınak bulurken, ahtapotlar, deniz kestaneleri, süngerler ve birçok diğer deniz canlısı, uçağın yapısını kullanarak kendi yaşam alanlarını inşa etti. Xihuw Resifi adı verilen bu uçak, artık sadece bir uçak değil, aynı zamanda denizin altında gelişen canlı bir ekosistem. Bu benzersiz durum, hem bilim insanları hem de doğa severler için heyecan verici bir araştırma alanı sunuyor.