Dünya atmosferi üzerinde derin bir değişim habercisi olan El Nino, bu sefer alışılmadık bir şiddetle kendini gösteriyor. İngiliz meteoroloji devi Met Office’in verileri, Pasifik Okyanusu’nda tarihin en güçlü El Nino olayı şekillendiğini ortaya koyuyor. Okyanus yüzeylerinde ve hatta 100 metre derinliğinde gözlemlenen aşırı sıcaklık artışları, iklim bilimcilerini alarma geçiriyor. Bu durum, küresel hava düzeni üzerinde ciddi ve yaygın etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.

Met Office’in uzmanları, sadece yüzey sıcaklıklarının yükselmediğini, aynı zamanda okyanusun derinliklerinde muazzam bir enerji rezervinin oluştuğunu vurguluyor. Okyanusun 100 metre derinliğindeki sıcaklıkların mevsim normlarının 8°C üzerinde seyrettiği, El Nino’nun etkisini daha da güçlendiren bir faktör olarak öne çıkıyor. Bazı modeller ise bu sıcaklık sapmasının 4°C’ye kadar ulaşabileceğini tahmin ediyor. Bu durum, küresel iklim üzerinde uzun vadeli ve tahmin edilemeyen sonuçlara yol açabilir.

El Nino’nun küresel etkileri coğrafi bölgeler arasında da belirgin farklılıklar gösteriyor. Güney Asya’da muson yağışlarının azalması, Avustralya’da kuraklık ve orman yangınları riskinin artması, Güney Amerika ve ABD’nin güney bölgelerinde sel tehlikesinin yükselmesi gibi senaryolar öngörülüyor. Atlas Okyanusu ve Karayip adalarında ise kasırga aktivitesinde bir azalma bekleniyor. Kuzeybatı Avrupa’da ise sonbahar ve kış aylarında daha şiddetli fırtınalar ve aşırı soğuk hava dalgaları yaşanma olasılığı artıyor.

İklim bilimcileri, El Nino’nun küresel sıcaklıklar üzerindeki etkisinin, olay zirve yaptıktan sonraki takvim yılında en belirgin şekilde hissedileceğini belirtiyor. Seul Ulusal Üniversitesi’nden Profesör Jong-Seong Kug’un uyarıları, 2027 yılının tüm zamanların en sıcak yılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum, Paris İklim Anlaşması’nın hedeflerine ulaşma çabalarını daha da zorlaştırabilir. Ayrıca, mevcut döngünün