1962’nin Temmuz ayında, İstanbul’un sanatçı ve düşünürlerin yuvası Cihangir’de, sıradan bir cumartesi günü, tarihin akışını değiştirecek bir trajedinin perdevarkesi başladı. Firükağa’daki bir apartmanda yaşamlarını sürdüren 28 yaşındaki Fransız vatandaşı Joslin, evinde geçirdiği günü, bir mayonez yapma çabasıyla noktalanacak olan sonuna hazırlıksız yakalandı. Aynı zamanda evli ve iki çocuk annesi olan Joslin’in hayatı, aniden bir kapı zili sesiyle ve ardından gelen ölümle alt alta geldi.

Joslin’in evi, o gün saatler öğleden sonra saatlerdeydi. Çocukları hizmetçi eşliğinde parka götürülürken, eşi Vivian yatak odasında gazete okumaya çekilmişti. Joslin ise mutfakta, mayonez yapma telaşındaydı. Ancak o tarifin tamamlanması imkansızdı. Çünkü kısa süre sonra gelen kapı zili, genç kadının hayatını sonsuza dek değiştirecekti. Birkaç dakika sonra, apartmanın alt katında, boş bir dairede, acımasız bir cinayet işlenecekti. Olay, Cinayet Masası’nı günlerce uğraştıracak, Türkiye’nin gündemine bomba gibi oturacaktı. Olayın ardından, kimsenin hafife almadığı bir kan damlası, soruşturmanın yönünü değiştirecekti.

Olayın ardından, Vivian, eşinin kaybolduğunu polise bildirdi. Polis, olay yerinde kan izleri tespit etti ve soruşturmaya başlandı. Ancak olay yerinde bulunan bir kan damlası, tüm bulmacayı çözüme kavuşturacak ipucunu veriyordu. ‘B’ grubu kan olarak adlandırılan bu kan, Cinayet Masası’nın dikkatini, kapıcı olan bir şahsın üzerine çekti. Şahıs, cinayetin ardından polislerin yanı başında oturmuş, soruşturmanın her adımını dikkatle takip ediyordu. Şahıs, olayın ardından polise teslim oldu ve cinayeti işlediğini itiraf etti. Ancak bu itirafın ardında, daha karanlık sırlar saklıydı. Katil, cinayetin ardından olay yerini ve kanıtları temizlemeye çalışmış, ancak o kan damlası, onun gerçek kimliğini ortaya çıkaracaktı.

Olay yerindeki incelemeler, Joslin’in bıçaklanarak öldürüldüğünü ortaya koydu. Emniyet Müdürü İhsan Vardar ve ekibi, olay yerinde detaylı bir inceleme yaptı. Mutfaktaki bir rafta bulunan ekmek bıçağı, olayın faillerinden biri olarak tespit edildi. Bıçak, olay sırasında kullanılan kan ile bulanmış ve Emniyet Müdürü Vardar, bıçakta bulunan o kanın, katilin kimliğini ortaya çıkaracağını anladı. İncelemede, kapı önünde ve merdivenlerde bulunan kan izleri de toplanarak analiz edildi. Olayın, dairenin İtalyan asıllı bir aileye ait olduğu belirlendi. Aile, olay zamanında Yeşilköy’deki yazlıklarında bulunuyordu. Yapılan soruşturmalarda, dairenin 3 anahtarı olduğu ve 3 anahtarın da 3 aile ferdine aittiği ortaya çıktı. Bu durum, soruşturmanın karmaşıklığını artırıyordu. Ayrıca, Joslin’in, 19 yaşındaki bir genci tanıdığı ve bu gencin cinayete karıştığına dair bilgiler de ortaya çıkıyordu. Bu genç, olay sırasında Joslin’i dairenin alt katına indirmiş ve burada cinayeti işlediği belirlenmişti.”}”>“/>