Muğla'nın Bozburun açıklarında yakalanan Mehmet Özmen, Hilmi Tuna Kuriş'in yurt dışına kaçışına yardım etme suçundan tutuklandıktan sonra, soruşturma dosyası büyük bir merakla takip ediliyor. Soruşturmanın ilk bulguları, Özmen'in sadece kaçış sürecine doğrudan dahil olmadığını, aynı zamanda karmaşık bir finansal ağın da içinde yer aldığını gösteriyor. Özellikle, Seda Kuriş adına gerçekleştirilen yüksek değerli bir transfer, dikkatleri üzerine çekti.

Soruşturma kayıtlarına göre, Özmen, Seda Kuriş adına 2 milyon 406 bin 650 TL'lik bir para transferi gerçekleştirdi. Bu miktar, Mercedes C200 marka bir otomobilin satın alınması için kullanıldı. Ancak bu transferin ardında, sadece bir otomobil değil, aynı zamanda kaçış planının temelini oluşturan bir operasyon yattığı açıkça görülüyor. Ayrıca, 34 SL 313 plakalı aracın Özmen'in sahip olduğu şirkete kayıtlı olması ve 2030 yılına kadar eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli bulunması, olayın karmaşıklığını daha da artırmış durumda.

Olayın teknik detayları da şaşırtıcı boyutlar kazanıyor. Özmen'in kullandığı GSM hattının, kaçışın hemen öncesinde 16 Ağustos'ta kapatılması ve aracın PTS kayıtlarına aynı gün girmesi, ardından telefonun 17 Ağustos'ta yeniden aktif hale getirilmesi, olası bir iletişim stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor. Bu durum, kaçış planının hassas bir şekilde yürütüldüğünü ve olası bir yakalanma riskine karşı önlem alındığını gösteriyor. Ayrıca, Özmen'in farklı illerdeki taşınmaz ve şirket yöneticilikleri gibi ek bilgiler, kişisel durumunun ne kadar karmaşık ve dikkatli yönetildiği konusunda ipuçları veriyor.

Soruşturma, Özmen'in geçmişte FETÖ/PDY bağlantıları nedeniyle adli işlem kaydının bulunması ve Diversity Derneği gibi Kuriş ailesi ile bağlantılı kuruluşlara üyeliği gibi ek detaylarla da zenginleştiriliyor. Bu bilgiler, Özmen'in sadece kaçış sürecine dahil olmadığını, aynı zamanda Kuriş ailesiyle daha derin ve karmaşık bir ilişki içinde olduğunu da ortaya koyuyor. Bu operasyon, Türkiye'de güvenlik ve istihbarat konularında yeni tartışmaları başlatırken, benzer olayların ne kadar sık yaşandığı ve bu tür ağların nasıl ortaya çıktığı soruları gündeme gelmiş durumda.