Apple'ın kurucu vizyonerinin, Steve Jobs'ın adı, uzun yıllardır teknolojinin zirvesinde yer alan NeXT şirketinin geçmişinde, şimdiye kadar açıklanmayan bir sır perdesini aralıyor. Wall Street Journal'ın haberine göre, 1980'li yıllarda Jobs'ın kurduğu NeXT, ABD istihbarat teşkilatıyla, özellikle de CIA ile gizli bir iş birliğine girişmiş. Bu işbirliği, şirketin geleceğini ve Apple'ın temellerini oluşturacak kadar kritik bir dönüm noktası olmuş.

İddiaya göre, NeXT'in geliştirdiği bilgisayar teknolojileri, askeri amaçlarla kullanılmış. NeXT bilgisayarları, uydu görüntülerinin detaylı analizi için stratejik öneme sahip hale gelmiş, askeri birliklere istihbaratın anında iletilmesini sağlayarak, operasyonel verimliliği artırmış. Bu durum, NeXT'in ekonomik açıdan zorlu dönemlerde önemli bir gelir kaynağı oluşturmuş ve yıllar sonra Apple'ın işletim sistemlerinin gelişimine doğrudan katkıda bulunmuş. Joe Romello ve Jeffrey Harris gibi CIA yetkilileri, Jobs'ın geliştirdiği teknolojilerin istihbarat dünyasında kullanılabileceğini fark etmiş ve bu potansiyeli değerlendirmek için Jobs ile görüşmüşlerdir.

Jobs’ın bu görüşmelerde, gizli bilgilerin aktarılmasına karşı çekimser kaldığı ve CIA'ın gerçek amacını öğrenmekten kaçındığı belirtiliyor. Bu durum, CIA'nin NeXT'ten 20 bin bilgisayar talep etmesine ve cihazların özel donanımlarla (hızlı Motorola işlemcisi ve özel Intel grafik kartı) donatılmasına yol açmış. Bu talep, gizli tesislere erişim izni de dahil olmak üzere, NeXT'e olağanüstü güvenlik önlemleriyle birlikte sunulmuş. Resmi olarak, sözleşme Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) üzerinden ESL adı altında yapılmış olsa da, NeXT çalışanları Washington'dan düzenli olarak gelen ve kimliklerini açıklamayan kişilerin şirkete düzenli ziyaretlerini gözlemlemişlerdir. Ayrıca, Sun Microsystems'tan uzman ekip, üretim kapasitesini artırmak için NeXT'e dahil edilmiştir.

NeXT'in üretim hızı, kısa sürede inanılmaz bir ivme kazanmış. Aylık 100 bilgisayar ile başlayan üretim, 1.500'e, ardından 5 bine yükselmiş. Bu cihazlar, kimliği belirsiz kamyonlarla depodan alınarak, özel işlemciler ve grafik birimler takıldıktan sonra gizli görevlere gönderiliyordu. Bu sistemlerin en dikkat çekici kullanımı, Ulusal Keşif Ofisi (NRO) analistleri tarafından uydu görüntülerini incelemesinde gerçekleşti. Yüksek çözünürlüklü ekranlar ve özel işlemciler sayesinde analistler, askeri birliklerin hareketlerini veya yeni füze tesislerinin inşasını değerlendirerek, istihbarat verilerini derleyebiliyorlardı. Bu veriler, sadece analiz için değil, hazırlanan istihbarat brifinglerinin paylaşılması için de kullanılıyordu. Uydu görüntüleri ve diğer veriler, dünyanın farklı bölgelerindeki askeri personele hızlı şekilde aktarılarak, saha komutanlarının merkezi istihbarat birimlerinin yorumlarına bağımlı kalmadan, ham verilere erişebilmesine imkan sağlanmış.