Giresun’un Keşap ilçesi, 13 Ağustos gecesi yaşanan ve bölgeyi derinden sarsan sel felaketinin ardından, acı bir sonla karşı karşıya. Karabulduk Deresi'ne sürüklenen bir araç, hayatın akışını sonsuza dek değiştiren bir trajediye sahne oldu. Bilgisayar öğretmeni Mehmet Akkaya (45), suların ortasında bir daha geri dönmedi. Aile ve sevenleri için bu olay, acının ve kayıpların en yoğun yaşandığı bir anı olarak kalacaktır.

Valilikten yapılan açıklamalar, arama kurtarma operasyonlarının beşinci gününde gerçekleşen bu üzücü bulgunun ardından yoğun duyguları pekiştirdi. Adli Tıp Kurumu'nun kesin teşhisi, M.A. (45) olarak kimliğinin belirlenmesini sağladı ve bu doğrultuda, kapsamlı arama çalışmaları sonlandırıldı. Bu acı haberi duyan yetkililer, hayatını kaybeden Mehmet Akkaya'ya rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti. Olayın yarattığı derin üzüntü, Keşap’ın ve tüm Giresun’un yaşamında uzun süre hissedilecektir.

Olayın ardındaki karmaşıklık, sadece Mehmet Akkaya’nın kaybıyla sınırlı kalmadı. Aynı sel felaketinde, Karadere Köyü mevkisinde seyir halindeyken sel sularına kapılan Ahmet Yılmaz (50), kendi özgü güçleriyle kurtulmayı başarmıştı. Ancak, Akkaya ve yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16) akıntıya kapılarak kaybolmuşlardı. Yılmaz'ın kurtulma hikayesi, felaketin yıkıcı etkilerini ve hayatta kalma mücadelesini gözler önüne seriyordu.

Muhammed Abdullah Hakkıoğlu'nun cesedi, araç enkazının bulunduğu bölgedeki yoğun balçığın altında beşinci günün sonunda bulunmuştu. Bu, sadece bir hayatın kaybını değil, aynı zamanda bir ailenin ve bölge topluluğunun acı kaybını daha da derinleştirmişti. Olay, Giresun'daki sel felaketinin acı bir hatırlatıcısı olarak, doğal afetlere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olunmasının önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Bu trajik olay, afet yönetimi stratejilerinin ve toplumun acil durum hazırlığına yapılması gerekenlerin tartışılmasına yol açmıştır.