Türkiye’nin dört bir yanından bir araya gelen Aile Dayanışma Ağı (ADA), 19 Mart’taki olayların ardından kurduğu ve adalete ulaşma mücadelesinin önemli bir parçası olan Silivri’deki etkinliğini sürdürüyor. 42’nci buluşmaları, Duruşma Salonları önünde gerçekleştirilen bir topluluk eylemiyle büyük yankı uyandırdı.

YENİ Parti temsilcilerinin ve sivil toplum örgütü liderlerinin katılımıyla düzenlenen buluşmaya, hukukun üstünlüğüne olan inancı ve adalete duydukları sitemi dile getiren Dilek İmamoğlu, kamuoyuna önemli mesajlar verdi. İmamoğlu, 8 Temmuz’da başlayan ve hala devam eden yargılamaların, demokrasinin temel ilkelerinin ihlal edildiğinin açık bir göstergesi olduğunu vurguladı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunun ve savunma hakkının engellendiğinin de bu ihlallerin en çarpıcı örneği olduğunu belirtti.

Dilek İmamoğlu, adaletin sağlanmasının sadece bir yargılama sürecinin tamamlanmasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda hukukun kendisinin yeniden inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. Silivri’deki duruşma salonlarının, adil yargılanma hakkını güvence altına alacak şekilde tasarlanması gerektiğini, ancak mevcut durumun tam tersinin yaşandığını belirtti. ‘Kuyu tipi’ olarak tanımladığı duruşma salonunun, taraflar arasındaki iletişimi engellediğini, adil bir yargılanma imkanını ortadan kaldırdığını vurguladı.

Konuşmasında, adalete ulaşma mücadelesi veren ailelerin ve savunucuların karşılaştığı zorlukları ve mağduriyetleri detaylandırdı. Savunma hakkının engellendiği, mahkeme heyetinin kararını ertelediği ve yargılama sürecinin belirsizliklerle dolu olduğu gerçeğini vurgulayarak, hukukun üstünlüğünün ve adil yargılanma hakkının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. ‘Demokrasisinin niteliği, adalet anlayışı ve insan haklarına verdiği değerle ölçülür’ sözleriyle, Türkiye’nin bu konudaki mevcut durumunu eleştirdi.