Şehirlerin yeşillendirilme çabaları, beklenmedik bir sonuçla karşı karşıya. Çin Jinan Üniversitesi ve uluslararası bilim insanlarının gerçekleştirdiği kapsamlı bir çalışma, popüler ağaç türlerinin, özellikle söğüt ve kavak gibi türlerin, hava kalitesine önemli bir tehdit oluşturduğunu ortaya koydu. Bu bulgular, kentsel alanlarda ‘çevre dostu’ olarak kabul edilen ağaçların aslında sanılanın aksine, atmosferdeki zararlı gazların oluşumuna katkıda bulunduğunu gösteriyor. Science Advances dergisinde yayınlanan araştırmanın, kentsel bitki örtüsünün ozon kirliliği üzerindeki dolaylı etkilerine dair önemli bir dönüm noktası olduğu belirtiliyor.

Araştırma, şehirlerdeki ağaçların fotosentez yoluyla ürettiği ‘izopren’ adı verilen uçucu organik bileşiklerin (VOC) atmosferdeki diğer kirleticilerle etkileşime girerek ozon oluşumunu tetiklediğini gösteriyor. Güneş ışığı altında nitrojen oksitler (NOx) ile reaksiyona giren izopren, yüzey ozonu seviyelerini önemli ölçüde artırıyor. Bu durum, özellikle yoğun trafik ve sanayi bölgelerinde yaşayan insanların solunum sağlığı için ciddi bir risk oluşturuyor. Çalışma, ozonun akciğer dokusunda iltihaplanmaya, solunum zorluklarına ve astım gibi kronik rahatsızlıkların şiddetlenmesine yol açabileceğini vurguluyor.

Veriler, Pekin gibi büyük metropollerde ağaçların %35 ila %65’inin bu kirliliği tetikleyen izopren gazını salgıladığını ortaya koyuyor. Ek olarak, artan sıcaklıklar ve ‘kentsel ısı adası’ etkisi, ağaçlardaki stres seviyesini yükselterek kimyasal salınımını daha da hızlandırıyor. 35°C’de bitkilerden salınan kimyasal reaksiyon hızı, 20°C’ye göre 7 kat daha yüksek olarak ölçüldü. Bu durum, ağaçların çevresel yükünü artırıyor ve kentsel hava kalitesini olumsuz etkiliyor.

Uzmanlar, bu bulguların şehirlerde ağaçlandırma projelerinin durdurulması anlamına gelmediğini, ancak bilimsel verilere dayalı daha bilinçli bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Ağaçların karbon emisyonu, biyoçeşitlilik ve kentsel serinletme gibi önemli faydaları göz ardı edilmeden, izopren salınımı düşük türlerin seçilmesi gerektiği vurgulanıyor. Tıp ve çevre uzmanları, sanayi kaynaklı emisyonların azaltılması ve kentsel alanlarda bilimsel türlerin kullanımının hayata geçirilmesinin, toplum sağlığını korumak için kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Bu, şehirlerin geleceği için hem bilimsel bir uyarı hem de sürdürülebilir bir çözüm önerisi sunuyor.