Karanlık bir sokak, eski bir heykel ve ölümün soğuk nefesi… Mesut Çiftci’nin yeni polisiye romanı ‘Duvara Koşanlar’, okuyucuyu İstanbul’un kalbine, unutulmuş bir mahalleye sürüklüyor. ‘Bazı insanları yaşatan nefes, kötülüktür’ sözüyle bilinen yazar, bu kez de bu sözün gerçek bir yansıması olan Sansar karakteri üzerinden, cinayet soruşturmasının derinliklerine iniyor. Roman, gece yarısı, bir balıkçı heykeli ve bir cinayet ile başlayan sıra dışı bir hikaye sunuyor.
Narsist Kitap tarafından yayımlanan ‘Duvara Koşanlar’, 160 sayfalık bir polisiye roman. Hikaye, Duvar Mahallesi’nde, hayatının her köşesini karanlıkla şekillendirmiş Sansar’ın acımasız ölümüyle başlanıyor. Cesedin, gece yarısı bir balıkçı heykeli altında bulunması, soruşturmanın ilk kıvılcımını ateşliyor. Yedi kişinin etrafında dönen bu gizemli olay, sadece bir cinayeti değil, aynı zamanda mahallenin karanlık geçmişini de ortaya çıkarıyor. Başkomiser Ferman’ın, bu karmaşık ağı çözmeye çalışırken, karşılaştığı her sır, onu daha da derin bir sırrın habercisi oluyor.
Ferman, Sansar’ın cesedindeki tuhaf detaylar ve olayın şüpheli koşulları nedeniyle, vakit kaybetmeden soruşturmaya girişiyor. Yedi kişinin her biri, kendi karanlık sırlarını saklarken, Ferman’ın gözleri, onların geçmişlerini ve mahallenin sırlarını araştırmaya yöneliyor. Bu yolculukta, Ferman’ın karşılaştığı her zorluk, onu sadece cinayetin ardındaki gerçeğe değil, aynı zamanda insanın karanlık yönlerine de yönlendiriyor. Heykelin mahalleye gelişi ve bu heykelin Sansar’ın ölümünde bir rolü olup olmadığı sorusu, romanın en büyük gizemlerinden biri haline geliyor.
‘Duvara Koşanlar’, sadece bir cinayet hikayesi değil, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inen, vicdan, suç ve tesadüf gibi kavramları sorgulayan bir eser. Mesut Çiftci, karakterlerinin iç dünyalarını ve mahallenin atmosferini ustalıkla harmanlayarak, okuyucuyu adeta olayların içine çekiyor. Roman, cinayetin ardındaki gerçeği ararken, aynı zamanda okuyucuyu insanın karanlık tarafıyla yüzleştiriyor. Sorgulanması gereken en büyük soru, Sansar’ı gerçekten o balıkçı heykeli mi öldürdü, yoksa olayda yer alan yedi kişinin arasından mı birileri çıkacak?