İstanbul’un siyasi arenasında yaşanan ve 414 sanığın yargılandığı İBB Davası, yeni bir döneme girdi. 68’inci duruşma günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ndeki yeni duruşma salonunda, tutuklu sanıkların savunma yapmasıyla dikkatleri bir kez daha üzerine çekti. Bu celse, Ertan Yıldız ve Aziz İhsan Aktaş’ın savunma dilekçeleri alınırken, Muzaffer Beyaz’ın tutuksuz yargılanma talebi de yeniden değerlendirildi.
Duruşma boyunca, tutuksuz sanıklar Adem Kameroğlu, Necati Özkan gibi isimler, savcılığın iddialarına karşı kendi versiyonlarını sundular. Kameroğlu, ilk ifadelerinde rüşvet iddialarını reddetmişken, ek savunmasında belediye personelinden korktuğu için bu yönde beyanda bulunduğunu öne sürdü. Villalar ve daireler karşılığında rüşvet aldığı iddialarıyla birlikte, İmamoğlu ve Özkan’la ilgili karmaşık bir tablo ortaya çıktı. Kameroğlu’nun, “bilabedel” olarak villa ve daireleri verdiğini, belediyeyle ruhsat, iskan gibi işlemleri yaparken menfaat elde etmediğini iddia etmesi, davadaki gelişmeleri daha da karmaşık hale getirdi.
Ekrem İmamoğlu’nun, Beylikdüzü Yaşam Vadisi’ndeki yeşil alanı kamuya kazandırdığı ve Kameroğlu’nun bu konuda rızasının olduğunu belirtmesi, savunmanın önemli bir parçasıydı. İmamoğlu, doğrudan tehdit iddialarına karşı, “Sizi tehdit ettim mi?” sorusunu yönelterek savunma yaptı ve yaşananların mecburiyetten kaynaklandığını savundu. Kameroğlu’nun, işlerinin engellenmesinden duyduğu korku nedeniyle hareket ettiğini savunması, davadaki dinamikleri değiştirdi.
Muzaffer Beyaz’ın tutuksuz yargılanma talebi ise iki kez reddedildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin oy çokluğuyla reddettiği talebin, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından son kararla kesinleşmesi, Beyaz’ın tutuksuz yargılanmaya devam edeceğinin göstergesi oldu. Bu gelişmeler, İBB Davası’nın geleceği hakkında önemli ipuçları sunarken, İstanbul’un siyasi sahnesinde de büyük bir merak uyandırdı.