Amasya’nın Taşova ilçesi, doğanın sunduğu eşsiz bir zenginlikle parlayan, ‘sarı altın’ lakaplı çiğ damlası bamya ile adını altın harflerle yazıyor. Bu özel ürün, sadece yörede değil, tüm Türkiye’nin damak tadına düşkünleri kazandırıyor. Yaklaşık 4 ay süren titiz bir çalışmanın ardından, sabah güneşiyle birlikte ortaya çıkan minik çiçekler, yerli pazarda altın değerinin üzerinde alıcı buluyor.

Gün boyu, pazara giden kadınlar, toplanan bamyaları anında paraya dönüştürüp, alışveriş yapıyor. Bu durum, Taşova halkı için en büyük geçim kaynağı oluştururken, “Hızır’ın cebinden düşmüş” efsanesi, bu doğa harikasının bolluğunu ve değerini anlatıyor. Yöneticiler tarafından belirlenen kilosu bin 400 TL’den satılan bu özel ürün, tescilli olması ve özgün lezzeti sayesinde, diğer ürünlere kıyasla çok daha kolay alıcı buluyor. Özellikle gece saatlerinde üreticinin kapısına kadar alıcılar akın ediyor.

Yörede uzun yıllar boyunca yetiştirilen bamya, yaz aylarında sabah erken saatlerde üreticiler tarafından çiçeğiyle birlikte toplanıyor. Ardından, iğne yardımıyla tek tek ipe dizilerek, uzun saatler süren bir kurum sürecine tabi tutuluyor. Bu süreç, yöredeki kadınların emeğinin ve sabrının bir göstergesi olarak, her gün yeni bir ürün ortaya çıkarıyor. Çiçeğinin sarı rengi, bamyayı “sarı altın” olarak tanımlarken, bu eşsiz güzelliği ve lezzeti, alıcıların ilgisini çekiyor.

Amasya Valisi Önder Bakan, bu başarılı üretimi desteklerken, “Amasya bamya üretiminin yapıldığı önemli üretim merkezlerinden biri. Üretimle uğraşan vatandaşlarımızın yanlarında olduğumuz görmeleri çok kıymetli. Emekleri için çok teşekkür ediyorum. Üretim yapmaları ülkemiz için çok kıymetli” diyerek, yerel üreticilere desteğini vurguladı. Bu destek, bamyanın coğrafi işaret tescili sayesinde, yörenin ekonomisine büyük katkı sağlamaya devam ediyor.”}