Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde, sofraların bereketli renklerini taşıyacak mısır hasadı bugün başlasa da, bu hasat aslında bir çaresizliğin başlangıcı gibi. Yüksek girdi maliyetleri, artan fiyatlar ve doğal afetlerin yarattığı yıkım, çiftçinin yüzünde sadece umutsuzluğa değil, aynı zamanda ölümcül bir endişeye de yer bırakmıyor.

Çiftçiler, geçen yıllara kıyasla inanılmaz bir artışla yükselen maliyetler karşısında çaresizliğini dile getiriyor. Mazotun iki katına çıkması, gübre ve biçerdöver gibi ekipmanların fiyatlarının astronomik seviyelere gelmesi, mısırın kilosunun bu yıl 20 ile 25 lira aralığında olması gerektiğini işaret ediyor. Bu durum, binlerce çiftçinin geçim kaynağını kaybetme korkusuyla yaşamasına neden oluyor. ‘Mahsulün yarısını sel ve rüzgar aldı’ sözleri, sadece bir anlatım değil, aynı zamanda çaresizliğin ve umudun tükenmesinin de bir ifadesi.

“Çiftçi bitmiş durumda, bitmişiz yani. Mazot ikiye katladı, değil mi? Bizim mısır 12 liraydı, şimdi kaç lira? Mısırın kilosunun bu yıl 20- 25 lira olması lazım. Maliyetleri, mazotu, gübresi, işçisi, biçerdöveri; hepsi masraf. Ne kurtarmasından bahsediyorsunuz, bakın ölmüş durumdayız. Mahsulün yarısını da sel yel vurdu, hepsi bitmiş durumda,” diye feryat eden Hatice Kara’nın sesi, sadece bir çiftçinin değil, tüm köyün acısını ve çaresizliğini duyuruyor. Şevket Kara’nın “20 lira bekliyor çiftçi” sözü ise, bu acının bir ölçüsü ve çaresizliğin bir ifadesi olarak yankılanıyor.

Bu zorlu koşullarda, çiftçilerin hayatta kalma mücadelesi daha da acımasızlaşıyor. Girdiler yükselirken, ürünün değeri düşüyor, verimler azalıyor ve çiftçiler, borç batağına saplanmış bir halde ömürlerinin geri kalanını geçinmek için mücadele etmek zorunda kalıyor. Çiftçinin sonu ne olacak? Ölüm, sürünme, çiftçi, esnaf hepsi sürünecek. Bu tablo, Türkiye’nin kırsal kesimindeki umutsuzluğun ve ekonomik zorlukların en çarpıcı örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.”} Konuyla ilgili güncel gelişmeler ve detaylı analizler için bizi takip etmeye devam edin. En son veriler ve çiftçilerle yapılan röportajlar ile sizlere güncel bilgiler sunmaya devam edeceğiz. Türkiye'nin geleceği, kırsalımızın gücüne bağlıdır. Çiftçimizin sesi duyulmalı, destekleri artırılmalı ve bu zorlu koşulların üstesinden gelmek için alınması gereken tedbirler hakkında farkındalık yaratılmalıdır. Sizin de desteğinizle, Türkiye’nin kırsal kesimi yeniden canlanacak ve tüm topluma fayda sağlayacaktır. 2023'te çiftçiye desteği artırmaya yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu çalışmaların başarılı olması dileğiyle...