İstanbul'un merkez kesimlerinde yaşanan sismik aktivite, şehirde bir kez daha endişe yarattı. Gece boyunca hissedilen hafif sarsıntılar, sabah saatlerinde Adalar’da kaydedilen 3.1 büyüklüğündeki olayla birlikte şiddetlendi. Kandilli Veri Asansörü’nden gelen bilgiler, zeminde meydana gelen bu ani hareketin 11 kilometre derinliğinde gerçekleştiğini gösteriyor.

Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Okan Tüysüz, sarsıntının ardından yaptığı değerlendirmede, büyük depremlerin arkasında her zaman artçı sarsıntıların bulunabileceğine vurgu yaptı. Tüysüz, Adalar fay hattı üzerindeki bu küçük ölçekli sarsıntıların, fayın genel aktivitesini gösterdiğini ancak öncü bir olay teşkil etmediğini belirtti. Uzman, gelecekteki gelişmeleri yakından takip etmenin önemine dikkat çekerek, “Bekleyip göreceğiz” yorumunda bulundu.

Deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise halkın sakinliğini korumasını istedi. Ercan, sarsıntıların önceden tahmin edilmesinin oldukça karmaşık bir süreç olduğunu, bu süreçte yerin yaklaşık 12 farklı fiziksel özelliğinin detaylı bir şekilde analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. Uzun vadeli bir projeksiyon sunan Ercan, Kuzey Marmara bölgesinde 7 ila 10 kilometre derinliğinde iki ana deprem yaşanabileceğini öngördü. Bu depremlerin potansiyel kırılma hareketlerinin, yatay olarak 1.5-2 metre sağ atımlı ve düşey olarak yaklaşık 1 metre olabileceğini tahmin etti.

Ercan’ın öngörülerine göre, süpürt (tsunami) dalgalarının yüksekliği 2.5 metreyi aşmayacak. Ancak, büyük bir deprem için en erken zaman çizelgesi 2045 olarak belirlenirken, en olası senaryo 2075’te gerçekleşecek. Bu sürecin ise 2150 yılına kadar uzayabileceği tahmin ediliyor. Bilim insanları, bu tahminlerin karmaşık bir modelleme süreci sonucunda elde edildiğini ve gelecekteki sarsıntıların kesin olarak belirlenemeyeceğini vurguladı.”}”>p>”>p>”>p>”>