Türkiye'nin siyasi atmosferinde merakla beklenen bir araştırma, Saray'daki kaynaklara dayanan GÜNDEMAR Araştırma tarafından gerçekleştirildi. Temmuz ayında yapılan bu detaylı anket, gelecekteki olası bir Cumhurbaşkanlığı yarışında Recep Tayyip Erdoğan'ın karşı karşıya kalabileceği üç önemli ismi mercek altına aldı: Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş. 28-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde 60 ildeki 2 bin 300 seçmenle yapılan bu kapsamlı çalışma, geleceğin siyasi manzarasını şekillendirebilecek önemli veriler sunuyor.

Araştırmanın metodolojisi, katılımcılara Erdoğan'ın karşısında yer alabilecek bu üç isimle ikinci turda yarışma halinde hangi adayı destekleyeceklerini sormayı amaçlıyordu. Ancak, ‘kararsız’, ‘fikrim yok’ ve ‘protesto’ yanıtları değerlendirme dışı bırakılarak, iki aday arasında tercih gösteren seçmenlerin oranları doğru bir şekilde hesaplandı. Bu sayede, seçmenlerin tercihleri hakkında gerçekçi bir tablo ortaya konulması hedeflendi. Özellikle, ‘kararsız’ yanıtların dikkate alınmaması, sonuçların daha net ve anlaşılır bir şekilde değerlendirilmesine katkı sağlıyor.

Araştırma sonuçları, beklenmedik bir tablo ortaya koydu. Mansur Yavaş'ın, Erdoğan'a karşı yüzde 60,17 ile en yüksek oy oranını elde ettiği senaryo, diğer senaryolara kıyasla önemli bir avantaj sağlıyor. Özgür Özel'in yüzde 58,73 ile ikinci, Ekrem İmamoğlu'nun ise yüzde 57,47 ile üçüncü olacağı tahminleri, seçmenlerin siyasi tercihleri hakkında değerli bilgiler sunuyor. Bu oranlar arasındaki farklar da dikkat çekici; Özel ile Erdoğan arasındaki 17,46 puanlık fark, İmamoğlu ve Erdoğan arasındaki 14,94 puanlık fark, seçmenlerin adaylar arasındaki tercihlerini gösteren önemli veriler.

GÜNDEMAR Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tamer Bolat, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken, üç ismin kendi senaryolarında yüzde 50'nin üzerinde oy oranına ulaştığını vurguladı. En yüksek oranın Mansur Yavaş'ın senaryosunda yüzde 60,17 ile ölçüldüğünü belirterek, Özgür Özel'in yüzde 58,73 ve Ekrem İmamoğlu'nun yüzde 57,47 seviyesinde olduğunu ifade etti. Bu bulgular, Türkiye'nin siyasi geleceği hakkında önemli ipuçları sunarken, seçmenlerin tercihleri hakkında daha kapsamlı bir anlayış geliştirmemize olanak tanıyor.