Türkiye ekonomisinin kalbi olan sanayi sektörü, son dönemde ciddi bir baskı altında. Yüksek enflasyon, finansman maliyetlerindeki artış ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar, işletmelerin üretim kapasitelerini ve rekabet güçlerini tehdit ediyor. Bu durum, sektörün geleceği açısından ciddi bir endişe yaratırken, iş dünyası artık ‘fatura’ ödeme sürecine son verilmesini talep ediyor.
İstanbul Hazır Giyim Fuarı’nda (IFCO) konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, mevcut ekonomik koşulların sanayiyi yıprattığını ve ‘sanayisizleşme’ riskine yol açtığını vurguladı. Bahçıvan, Orta Vadeli Program’ın (OVP) sanayiyi destekleyecek, üretimi teşvik edecek ve enflasyonun olumsuz etkilerini azaltacak adımları içermesi gerektiğini, aksi takdirde sanayinin sürdürülebilirliğini garanti edemeyeceğimizi belirtti. İş dünyasının endişeleri, enflasyonun bedelini sanayinin sırtına yüklenmeye yönelik politikaların acilen düzeltilmesi yönünde.
Sanayi enflasyonunun göstergesi olan mal enflasyonu, ortalamanın altında kalırken, işletmelerin karşılaştığı finansman maliyetleri ise yüzde 32-33 civarında kritik bir seviyede. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) faaliyetlerini sürdürme kapasitesini ciddi şekilde azaltıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, enflasyonun sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda sanayinin ve ihracatın da sorunudur diyerek, iş dünyasının fedakarlıklarının enflasyonun bu noktaya ulaşmasında etkili olduğunu, artık büyüme ve ihracat hedeflerine ulaşmak için daha fazla destek gerektiğini vurguladı.
Fuar açılışında kur ve faiz arasındaki makasın 3 yıldır iş dünyasının üzerinde ezdiği, bu durumun işletmeler üzerindeki finansal yükü artırdığı belirtildi. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, bu durumun işletmeleri gerekten zorladığını, bu konuda hızlı ve etkili çözümlerin bulunması gerektiğini kaydetti. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın, Merkez Bankası’nın döviz dönüşüm desteğinde yapılacak değişiklikler ve bu ilişkinin 1 Ekim’de başlamasıyla birlikte, sanayi sektöründe bir nebze olsun denge sağlanabileceği umutlarını artırmıştı. Ancak bu adımların, uzun vadede sanayinin rekabet gücünü artıracak ve enflasyonla mücadelede kalıcı çözümler sunacak şekilde tasarlanması büyük önem taşıyor.