İsviçre Federal Yönetimi, Avrupa’daki siyasi arenada yaşanan karmaşıklıklar göz önünde bulundurularak, Ukrayna’dan ülkeye yerleşmiş olan sığınmacılara yönelik özel koruma mekanizması olan ‘S’ statüsünün geçerliliğini 4 Mart 2028 tarihine kadar uzatma kararı aldı. Bu kararın altında yatan temel gerekçe, Ukrayna’daki savaşın henüz çözüme ulaşmaması ve ülkede uzun vadeli bir istikrarın sağlanamamasıdır. Bu uzatma, sığınmacıların korunmasını sürdürmenin yanı sıra, İsviçre’nin iltica sistemine olan yükün de hafifletilmesine katkıda bulunacaktır.
Bu stratejik kararın, kantonlar, belediyeler ve işverenler gibi çeşitli paydaşlar için öngörülebilirliği artırarak, uzun vadeli planlamalar yapmalarına olanak sağlayacağı düşünülüyor. S statüsünün, Ukraynalı sığınmacıların yaşamlarını sürdürmelerine ve topluma entegrasyonlarını desteklemesi, İsviçre’nin insani yaklaşımını ve uluslararası sorumluluklarını gösteriyor. Ancak, bu korumanın süresi, savaşın sona ermesi ve istikrarın sağlanması koşullarına bağlı olarak yeniden değerlendirilecektir.
Avrupa Birliği’nin de benzer bir uzatma kararı alması, İsviçre’nin bu süreci daha da desteklemesine neden oldu. Ancak, AB’nin bu kararı ile birlikte getirdiği yenilikler dikkat çekici. AB, geçici koruma uygulamasına erişim için yeni bir kriter belirledi: Bu kriter, Ukrayna’da askerlik yükümlülüğünü yerine getiren bireylerin statüye başvurabilmesini şart koşuyor. Bu durum, özellikle savaşın etkili olduğu bölgelerde bulunan ve askerlik hizmeti veren Ukraynalılar için yeni bir fırsat sunmaktadır.
İsviçre, AB’nin bu kararıyla uyumlu olarak kendi uygulamasını da güncelledi. Yeni başvurularda, askerlik yükümlülüğünü yerine getirme şartı aranacak. Bu değişiklik, 20 Ağustos 2023’ten itibaren geçerli olacak ve mevcut ‘S’ statüsüne sahip kişileri kapsamayacaktır. Bu durum, hem yeni başvuru sahipleri için net bir yol haritası çiziyor hem de mevcut statü sahiplerinin haklarını koruma açısından önemli bir denge oluşturmaktadır. S statüsünün ilk kez Ukraynalılar için kullanılması, 1990’lı yıllarda Balkanlar’daki çatışmalar sırasında ortaya çıkmış ve 1999’da yürürlüğe giren bu sistem, İsviçre’nin insani yardım politikalarındaki önemli bir kilometre taşı olarak kabul edilmektedir.”} p>