Türkiye’nin geleceği için kritik bir mesaj dün geldi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ adını taşıyan bir süreç hedeflenirken, bu hedefin milletin temel arzusunun bir yansıması olduğunu ve bununla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Bahçeli’nin açıklamaları, toplumun büyük bir kesiminin terörün etkilerinden arınarak, güvenli ve huzurlu bir geleceğe dair beklentilerini yansıtıyor. Bu beklenti, sadece bir siyasi hedef değil, aynı zamanda toplumun ortak bir hafızası ve temennisi olarak öne çıkıyor.
Bahçeli, bu süreci ‘devlet politikası’ olarak tanımlarken, TBMM’de kabul edilen ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ ile önemli bir adım atıldığını belirtti. Bu kanunun, 467 milletvekili oyuyla kabul edilmesi, ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuna yönelik güçlü bir irade ve kapsamlı bir mutabakat göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu kanun tasarımı, sadece siyasi bir araç değil, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin ortak beklentilerini karşılamayı hedefliyor. Kanunun kabul edilmesi, toplumsal uzlaşı ve dayanışma ruhunun güçlenmesine katkı sağlayacaktır.
Bahçeli, sürecin mimarları olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Kurtulmuş ve diğer destek veren siyasi partilere, milletvekillerine ve kurumlara teşekkür etti. Bu teşekkürler, sürecin sadece siyasi aktörlerin değil, aynı zamanda tüm milletin ortak çabası olduğunu vurguluyor. Özellikle, terör nedeniyle hayatlarını kaybeden şehitler ve gaziler ile onların ailelerinin hatıralarının onurlandırılması, sürecin temel prensiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu hassasiyet, sürecin toplumsal bağların güçlenmesine ve milli birlik-berraklığın sağlanmasına katkı sağlayacaktır.
Bahçeli, sürecin ‘bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı ve inşallah topyekun milletimizin eseri’ olduğunu vurgulayarak, ‘Milletimizin kahir ekseriyeti ‘Terörsüz Türkiye’nin yanında duruyor, terörün bütün unsur ve handikaplarıyla gündemimizden tamamen çıkmasını istiyor. Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor’ ifadesini tekrarlandı. Bu ifade, toplumun büyük bir kesiminin terörle mücadele kararlılığını ve geleceğe dair umutlarını yansıtıyor. Sürecin, demokratik değerler, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek tüm vatandaşlarımızı kucaklaması hedefleniyor. Bölgemizde istikrarsızlığı ve kaosu üretenlerle terörizmin sona erdirilmesi, toplumsal güvenin yeniden tesis edilmesi için hayati önem taşıyor.”} /