Muğla'nın Milas-Aydın otoyolunun sakin görünümü, 2012 yılına ait bir felaketin ardından sarsıldı. Yıllardır çözüme kavuşturulamayan bir kayıp vakası, son teknoloji DNA incelemeleri sayesinde 14 yıl sonra karanlıkta nöbet tutan gerçeği ortaya çıkardı. Otoyolun kenarında, parçalanmış halde bulunan bir kadın cesedi, artık 55 yaşındaki Gülizar Aydın'ın naaşı olarak tanımlandı. Bu keşif, aynı zamanda acılı bir ailenin uzun süren umutsuzluğunu da sonlandırdı.

Gülizar Aydın, 2 Aralık 2012 tarihinde Söke’nin Akçakonak Mahallesi’nde yaşayan, hayatının akışını değiştiren bir gecede ortadan kaybolmuştu. Olayın ardından oğlu Burak Zülam, babasının polise yaptığı başvuruların sonuçsuz kalması üzerine, annesinin akıbetini öğrenmek için çaresizce çabaladı. Ancak, yıllar geçti, ipuçları bulanıklaştı ve kayıp sorunu, yerini karmaşık bir gizemin yerini aldı. Soruşturmalar, başlangıçta kayıp olarak değerlendirilen durumu, cinayet şüphesini beraberinde getirdi.

Soruşturmanın derinleşmesiyle, dikkatler Gülizar Aydın’ın eşi Selami Aydın’a çevrildi. Uzun yıllar boyunca farklı şehirlerde yaşamış, ailesiyle iletişimi koparmış ve annesinin kaybolmasına ilişkin herhangi bir müdahalede bulunmamış olan Selami Aydın, polise verdiği ifadelerde tutarsızlıklar içeriyordu. Polis, Aydın’ın davranışlarını ve yaşadığı yerleri detaylı bir şekilde inceleyerek, onun olayla ilgili önemli bir rolü olabileceğine dair güçlü şüphelerin ortaya koydu. Sonunda, 11 Haziran 2026 tarihinde İzmir’deki adresine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.

Mahkemede yapılan yargılama sonucunda Selami Aydın, Gülizar Aydın’ı öldürdüğü şüphesiyle suçlu bulunarak 12 Haziran 2026 tarihinde tutuklandı. Soruşturmanın son aşamalarında, adli tıp uzmanları tarafından yapılan DNA analizi, Aydın’ın cesediyle Gülizar Aydın’ın DNA’sının eşleşmesi, suçlamanın delillerle örtüştüğünü kesinleştirdi. Bu somut kanıtlar, uzun süren adaletsizliğin sona ermesine ve acılı ailenin bir nebze olsun tesellere ulaşmasına katkı sağladı. Durum, Söke Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonuyla yürütülen kapsamlı bir soruşturma sürecinin başarılı bir sonucu olarak değerlendirildi.