Van’ın yüklü geçmişiyle anılan Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde (YYÜ) Rojin Kabaiş’in ani ve trajik ölümü, adeta bir bulmaca gibi ortalarda kalmıştı. 15 Ekim 2024’te Mollakasım Mahallesi sahilinde bulunan cansız bedeninin ardından başlayan soruşturma, aile avukatlarının çabalarıyla yeni bir boyut kazanırken, şimdi de DNA analizleri ve teknik incelemelerle adeta yeniden canlanıyor. Soruşturmanın ilk aşamalarında elde edilen biyolojik kanıtlar, olayda birden fazla kişinin etkili olabileceğine dair şüpheleri artırmıştı. Ancak, aile avukatlarının ısrarı üzerine, rektör ve yeğeninden alınan yeni DNA örneklerinin dosyaya dahil edilmesi, soruşturmanın odak noktasını değiştirmiş durumda.
Avukat Şahin Cangüleç’in açıklamaları, soruşturmanın karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli ve yeğeni Enes Şevli’nin 5 Mayıs’ta alınan DNA örneklerinin, adli tıp uzmanları tarafından incelenmeye başlamasıyla birlikte, Rojin Kabaiş’in göğüs ve vajina bölgelerindeki farklı DNA dizilerinin tespit edilmesi, olayın daha da delicesine karışmasına neden oldu. Bu durum, soruşturmanın sadece yerel bir olayla sınırlı kalmadığını, daha geniş bir yelpazede etkili olan unsurların olduğunu düşündürüyor. Ayrıca, avukat Cangüleç’in, rektör ve yeğeninden saç, kıl ve tükürük örneklerinin de alınmasını talep etmesi, soruşturmanın her türlü biyolojik kanıtın toplanması yönünde ilerlemesini gösteriyor.
Soruşturma ekibi, sadece DNA örneklerinin incelenmesiyle değil, aynı zamanda teknik bilirkişilerin de yardımıyla çeşitli yöntemlerle olayla ilgili delilleri toplamaya çalışıyor. Mersin’de bulunan teknik bilirkişi heyeti, Rojin Kabaiş’in cep telefonuna ilişkin detaylı bir inceleme yaparken, telefonun açılabilir olup olmadığı, sosyal medya kullanım alışkanlıkları, son görüşmeler ve WhatsApp mesajları gibi bilgilerin elde edilmesi için gerekli materyalleri Rojin’in ailesine gönderdi. Bilirkişilerin, telefon imajlarını elde edebilmesi, soruşturmanın akışını önemli ölçüde değiştirebilecek değerli bilgiler sunabilir.
Soruşturmanın farklı bölgelerinde görevli uzmanlar, HTS kayıtları, PTS kayıtları ve üniversite giriş-çıkış kayıtları gibi verileri de incelemeye alıyor. Özellikle, üniversiteye giren ve çıkan araçların olay günü ve öncesiz sonrasını kapsayacak şekilde incelenmesi, olayın ardındaki şüphelilerin tespit edilmesine yardımcı olabilir. Avukat Cangüleç, bu sürecin, Rojin’in son görüldüğü yerdeki kişilerin kim olduğunu, bölgeye gelen araçları ve HTS kayıtları ile DNA örneklerinin alınması gibi taleplerini başsavcı vekiline iletirken, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek önemli bilgilerin elde edilmesini hedefliyor. Rojin Kabaiş vakası, Van’ın karanlık sırlarını açığa çıkarmaya yönelik adil ve kapsamlı bir soruşturma ile yeniden aydınlanma umutunu yeşertiyor.