Sivas'ın kalbinde, yüzyıllar boyunca manevi bir merkez ve eşsiz doğal güzelliğiyle öne çıkan Yukarı Tekke Kayalıkları, doğa olaylarının getirdiği tehlikelerle karşı karşıya. İklim değişikliğinin etkileri, aşırı yağışlar ve erozyon, bu mitik alanda oluşan kayalıkların istikrarını tehdit ediyor. Bu nedenle, bölgenin geleceğini korumak amacıyla kapsamlı bir koruma projesi başlatıldı. Bu proje, hem kayalıkların fiziksel yapısını güçlendirecek hem de bölgenin doğal ve kültürel mirasını gelecek nesillere aktaracaktır.
Projenin temel amacı, Yukarı Tekke Kayalıkları’ndaki kayma ve düşme riskini ortadan kaldırmak ve bölgedeki insan ve mülk güvenliğini sağlamaktır. AFAD, Sivas Valiliği, İl Özel İdaresi, Sivas Belediyesi ve DSİ 19’uncu Bölge Müdürlüğü gibi kurumların iş birliğiyle yürütülen bu operasyon, bölgede artan tehlikeyi önleme konusunda kritik bir rol oynamaktadır. Projenin ilk aşaması, uzman ekipler tarafından yapılan detaylı incelemelerle başladı ve kayalıkların stabilitesini belirlemeye odaklandı.
Şu anda projenin yüzde 90'ı fiziksel olarak tamamlanmış durumda. Ekipler, kayalıkların yüzeyine özel çelik tel örgüler yerleştirerek, bu hassas yapıları kontrol altına alıyor. Ayrıca, çökme riski taşıyan kütleler, zemin kademeli kaya dolgu yöntemleriyle güçlendirilerek, bölgenin doğal dengesi korunuyor. Projenin en dikkat çekici unsurlarından biri, devasa gabion duvarının inşa edilmesi. Bu duvar, hem kayaların düşmesini engelleyecek hem de bölgenin estetik görünümünü koruyacaktır.
Projenin teknik danışmanlığını üstlenen Kapadokya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu, “Buradaki jips kayası, kalsiyum sülfat içerir ve eriyebilen bir yapıya sahiptir. Suyu görünce erir. Daha da kötüsü, çimentoya karşı son derece düşman bir malzemedir. Görünmez alanda çimento kullansanız bile onu paramparça eder ve tutmaz. Bu yüzden son derece güçlükleri olan bir projeydi.” şeklinde projeyi anlatırken, projenin teknik detaylarını ve karşılaşılan zorlukları vurguladı. Projenin tamamlanmasıyla, Yukarı Tekke Kayalıkları, hem doğal afetlere karşı daha dirençli hale gelecek hem de bölgedeki turizm potansiyeli artırılacaktır.”} p>