Yükseköğretim Kurulu (YÖK), uzun süredir tartışılan ve kamuoyunda ‘öğrenci affı’ olarak adlandırılan kapsamlı bir dönüşüm programı hazırladı. Bu yenilikçi yaklaşım, üniversitelerle ilişiğini kaybeden veya programlara kayıt yaptıramayan öğrencilerin, yükseköğrenime yeniden girmesi için bir fırsat penceresi açıyor. 2026-2027 eğitim-öğretim yılında uygulamaya konulacak olan bu program, öğrencilerin eğitim hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Düzenlemenin merkezinde, 9 Ağustos 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanan 7592 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen geçici 85’inci madde yer alıyor. Bu madde, üniversitelerle ilişiği kesilen öğrencilerin ve kazandıkları programlara kayıt yaptıramayanların, yeniden yükseköğretime dönüşümleri için yol haritasını çiziyor. Program kapsamında, 9 Aralık 2026’ya kadar başvuruda bulunacak öğrenciler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında üniversitelerine geri dönebilecek. Bu süreç, intibak, ön lisans, lisans ve lisansüstü programlar dahil olmak üzere tüm öğrenim kademelerini kapsıyor.

YÖK, düzenlemenin kapsamını geniş tutarak, mücbir sebeplerle başvuru yapamayan öğrencilere de ek imkanlar tanıyor. Sağlık sorunları nedeniyle süresi içinde başvuru yapamayan öğrencilerin, heyet raporuyla birlikte 9 Aralık 2026 mesai bitimine kadar başvuruda bulunabilmeleri sağlandı. Ayrıca, terör suçları, şiddet içeren suçlar veya sahte belge kullanılması gibi durumlarla ilgili yaptırımları almış öğrenciler, öğrenci affından yararlanamayacak. Bu durum, öğrencilerin hukuki sorumluluklarını ve eğitim hayatına devam etme koşullarını net bir şekilde ortaya koyuyor.

Düzenleme, kapatılan programlardan etkilenen öğrencilere de özel çözümler sunuyor. Kapatılan ikinci öğretim programlarında dönemi veya sınıfı bulunmayan öğrenciler, birinci öğretim programında eğitimlerine devam etme imkanı bulacak. Programı sonradan kapatılan ve yerleştirildiği halde kayıt yapmayan öğrenciler ise, kayıt yılındaki taban puanı eşiğine ulaştıklarında, üniversitelerinin yetkili kurullarınca eşdeğer programlara intibak ettirilebilecek. Çift anadal öğrencilerine ilişkin düzenlemeler de, öğrencilerin yeniden öğrenci statüsü kazanmasını ve farklı diploma programlarına yatay geçiş yapmasını kolaylaştırıyor. YÖK Başkanı Erol Özvar, yükseköğretim sisteminin merkezinde öğrencilerin ve onların geleceğinin olduğunu vurgulayarak, bu programın öğrencilerin eğitim hayatlarını yeniden şekillendireceğini ifade etti.”}