Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile gerçekleştirdiği önemli bir toplantı sonrası, İsrail işgaline karşı duruşunu net bir şekilde ifade etti. Gazze Şeridi’ndeki durum, İslam dünyasının ortak sorumluluğu çerçevesinde, sistematik bir şekilde zorla yerinden edilme ve mülklerin gaspedilme politikalarıyla derinleştirilmektedir. Uluslararası Birleşmiş Milletler’in (BM) yayınladığı raporlara göre, 2026 yılına kadar yaklaşık 3.800 Filistinli, yaşam alanlarından edilmiş ve 100’den fazla Filistinli, yaşamını kaybetmiştir. Egemen Filistin Devletinin varlığı, ısrarla baltalanmaktadır ve bu duruma kayıtsız kalınması, vicdan ve ahlakla bağdaşmamaktadır.

Toplantıda, Filistin halkının, tüm sindirme ve tehcir girişimlerine rağmen, direnişini sürdürdüğü vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin’e destek olmanın, başta İslam dünyası olmak üzere, tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha dile getirdi. Abbas ile ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının mevcut travmatik şartlarının detaylı bir şekilde incelenmesi, görüşmenin temel unsurları arasında yer aldı. Filistin’de yapılacak seçimlerin, Filistin halkı arasındaki uzlaşı sürecini hızlandırma ve birlik duygusunu güçlendirme potansiyeli olduğu belirtildi. Bu sürecin başarıyla sonuçlanması, bölgedeki istikbar için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Türkiye, bağımsız bir Filistin Devleti kurma hedefiyle kararlı bir duruş sergilemeye devam etmektedir. 1967 sınırları temel alınarak, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen ve coğrafi bütünlüğü olan bir Filistin Devleti’nin vücut bulması için gerekli tüm adımlar atılacaktır. İsrail yönetimi, Gazze’de tüm anlaşmalar ve uluslararası çabaları görmezden gelerek, çözümsüzlüğü tercih etmeye devam etmektedir. Bu durum, saldırgan ve uzlaşmaz bir yönetimle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Gazze’de yeniden imar ve inşa sürecinin başlatılması ve bölgedeki güvenliğin sağlanması için acil çözümler üretilmesi gerekmektedir.

<

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Netanyahu hükümetinin, bölgede kaosu körükleyerek ve yeni çatışmalardan faydalanarak Filistin’i uluslararası arenadan silmeye çalışacağını vurgulayarak, bu çabaların başarısız olacağını ifade etti. Mescid-i Aksa ve El Halil’deki Filistin topraklarındaki saldırıları, ihlalleri ve tahripleri durdurma konusunda Türkiye’nin kararlı duruşunu bir kez daha ilan etti. Şirket-i Hayriye’nin kıblevi olması nedeniyle Mescid-i Aksa’yı koruma sorumluluğu, Türkiye için her zamankinden daha büyük bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, Netanyahu hükümetinin bu kutsal mekânlara yönelik provokasyonlarına karşı şiddetle karşı çıkılacaktır. Mekke Ortak Savunma Anlaşması (MOU), Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanarak, İslam dünyasının güvenliği ve istikrarı için önemli bir adım atılmıştır. Bu anlaşma, bölgedeki istikrarın sağlanması ve İslam ümmetinin çıkarlarının korunması için bir başlangıç noktası olarak değerlendirilmektedir.