Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, iletişim alanındaki dönüşümleri ve etkilerini derinlemesine analiz ederek, kamu iletişiminin geleceğine dair yenilikçi bir perspektif sunuyor. İletişim Başkanlığında düzenlenen “Dijital Çağda Kamu İletişimi” etkinliğinde, dijitalleşmenin yönetimdeki rolü, kamu iletişimin yeni vizyonu ve kamu kurumlarının dijital dönüşüm süreçlerinin güçlendirilmesi üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı. Bu dönüşümün, insan davranışlarını ve bilgiye erişim biçimlerini temelden değiştirdiği vurgulanarak, matbaanın icadı, Sanayi Devrimi ve modern iletişim araçlarının (radyo, televizyon, dijital teknolojiler) insanlık tarihindeki bilgi akışını nasıl dönüştürdüğü örneklerle açıklanmıştır.
Günümüzün en belirgin özelliği, yapay zeka ve dijital teknolojilerin iletişim araçlarıyla birlikte düşünme, karar alma süreçlerini ve kamu yönetiminin işleyişini yeniden tanımlamasıdır. Duran, bu durumu, sadece bir teknolojik yenilenme süreci olarak değil, aynı zamanda bilgi, hakikat ve çevremizle kurduğumuz ilişkiyi yeniden belirlediğimiz tarihi bir dönüm noktası olarak tanımlamaktadır. Bu dönüşüm, devlet-vatandaş ilişkisini de kökten değiştirerek, devletlerin artık sadece fiziki sınırlarını değil, dijital varlıklarını, bilgi güvenliğini ve hakikat alanlarını da koruma sorumluluğunu üstlenmesini gerektirmektedir. Gücün ölçüsünün artık ekonomik, askeri veya teknolojik üstünlüklerle sınırlı kalmadığı, doğru bilgiyi üretebilme, güvenilir bilgiye sahip olabilme ve toplumla güven esasına dayalı bir iletişim kurabilme yeteneğinin temel güç kaynağı olduğu vurgulanmıştır.
Kamu iletişimin devlet yönetiminin tamamlayıcı unsurlarından ve stratejik sütunlarından biri olduğu belirtilerek, iletişim stratejisinin doğru bir şekilde uygulanmasının, bilgi akışını bozabilecek dezenformasyon, manipülasyon ve malenformasyon gibi sorunları engellemek için hayati öneme sahip olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle, iletişim profesyonelleri, medya kuruluşları, basın mensupları ve tüm kademelerdeki kamu yöneticilerinin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiği, vatandaşla iletişimin tek bir mecra ile sınırlı tutulmaması gerektiği vurgulanmıştır. 2026 yılı dijital medya kullanım verilerine göre Türkiye'de 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısının bulunması ve bu sayının toplam nüfusun %70,9'una karşılık gelmesi, kamu yönetimi açısından vatandaşla iletişimin çoklu platformlarda sürdürülmesinin zorunluluğunu pekiştirmektedir.
Kamu yönetimi açısından vatandaşın devletiyle dijital platformlarda iletişim kurabilmesi, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi