Son bir gelişmeyle Türkiye’nin geleceğine yön veren önemli bir düzenleme resmileşti. Genel Kurul'da yaklaşık 12 saat süren tartışmaların ardından kabul edilen ve 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser, 2 mükerrer oy ile yasalaşan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığı'nın terörle mücadele stratejisinin merkez unsurunu oluşturacak. Bu kapsamlı yasa, toplumun farklı kesimlerini bir araya getirme ve ortak değerler doğrultusunda ilerleme hedefleniyor.

Yasanın uygulanmaya başlanması için öncelikle Milli Güvenlik Kurulu'nun ‘teyit-tespit’ kararı alınması gerekiyor. Bu karar Resmi Gazete'de yayımlandığı andan itibaren süreç başlayacak. Yasa, terör örgütlerinin faaliyetlerinin tamamen sona ermesi halinde, örgüt mensuplarına belirli haklar sağlayacak. Bu haklardan yararlanabilmek için başvuracak kişilerin 6 aylık bir başvuru süresi olacak. Bu süre içerisinde başvuruları tamamlamayanlar, düzenlemenin getirdiği avantajlardan yararlanamayacak. Ancak, terör örgütünün faaliyet gösterdiği bölgelerde, örgütün varlığını tamamen ortadan kaldırması, silahlarını belirlenen oranlarda teslim etmesi ve iletişim araçlarını devre dışı bırakması şartıyla bu süreç hızlandırılacak.

Yasanın kapsamı, özellikle PKK ve KCK terör örgütlerinin mensuplarına yönelik olacak. FETÖ gibi diğer örgütler ise bu düzenlemeye dahil olmayacak. Yasa, örgütün faaliyetlerinin yanı sıra, örgüt tarafından işlenen suçlar ve terörizmin finansmanının önlenmesi konularında da hükümler içeriyor. Başvurular, terör örgütü mensupları, Türkiye sınırları içindeyse Cumhuriyet Başsavcılıkları’na, yurt dışında ise büyükelçilik ve konsolosluklara yapılacak. Başvurular bireysel olarak veya avukatlar aracılığıyla gerçekleştirilebilecek. Başvuru sahiplerine, düzenlemenin hangi koşullarda uygulanacağı ve olası ceza indirimi gibi konularda bilgi verilecek.

Yasa, terör örgütü üyeleri için belirli bir süre boyunca soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi imkanı sunuyor. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda ise 10 yıl süreyle erteleme yapılacak. Bu erteleme süresi, terör suçu işleyenlerin yeniden cezaevine girmesiyle sona erecek. Bu durum, özellikle Öcalan ve kurucu kadro üyelerinin yasadan yararlanamaması nedeniyle tartışmalara yol açabilecek. Ancak, hükümet yetkilileri, bu ertelemenin ‘af’ olmadığını, aksine cezanın ertelendiğini vurgulayarak, kamuoyunu yanlış bilgilendirme girişimlerine karşı duruyor.