AK Parti’nin köklerini kazılayan bir röportajda, partinin kurucularından Ayşe Böhürler, partisinin kuruluşundaki temel düşünceleri ve o dönemin Türkiye’sine dair önemli tespitlerini paylaştı. 25. kuruluş yıl dönümünde yaşanan bu konuşmada, Böhürler, partinin ortaya çıkış amacını ve uzun yıllar boyunca süren mücadeleleri çarpıcı bir dille vurgulayarak, AK Parti’nin Türkiye’nin geleceği için taşıdığı önemi yeniden hatırlattı.
Röportajda, Böhürler, 1990’lı yılların ortasında Türkiye’yi vuran siyasi ve toplumsal karmaşanın, AK Parti’nin doğuşu için kritik bir rol oynadığını belirtti. 12 Eylül sonrasındaki istikrarsızlık, ekonomik zorluklar, sosyal adaletsizlikler ve özellikle dindar kesimlere yönelik baskılar, AK Parti’nin kurucu kadrosunda yer alan isimlerin, ülkenin yeniden ayağa kalkması ve güçlü bir şekilde gelişmesi için harekete geçmesinde etkili bir motivasyon kaynağı olmuştu. ‘Annelerin ağlamamasını nasıl sağlarız’ gibi ilk adımlar, partinin temel misyonunu yansıtıyordu: Ülkeyi, her türlü zorluktan kurtaracak, huzurlu ve müreffeh bir geleceğe taşıyacak bir siyaset üretmek.
Böhürler, 28 Şubat dönemine ilişkin değerlendirmelerini de çarpıcı bir şekilde yaptı. Bu sürecin sadece AK Parti’yi değil, aynı zamanda Kürt kesimini de derinden etkilediğini vurguladı. 1990-2000 yılları arasındaki siyasi istikrarsızlık, ekonomik sıkıntılar, faili meçhuller ve her iki topluma da yönelen baskılar, partinin kurucularının gözünde bir travma olarak kaldı. Bu travma, AK Parti’nin ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonunu daha da güçlendirmiş ve ülkeyi, terörden ve siyasi istikrarsızlıktan arındırarak, barış ve güven içinde kalkınmaya yöneltmek için çabalamasını sağladı.
Röportajın sonunda Böhürler, “Davamız Türkiye’ydi, Türkiye merkezli bir siyaset üretmekti” diyerek, AK Parti’nin kuruluşundaki temel prensibi bir kez daha vurguladı. Türkiye’nin geleceğine dair umutlarını ve vizyonunu dile getirirken, AK Parti’nin bu misyonu yerine getirme konusundaki kararlılığını da gösterdi. Aynı zamanda, 1990-2000 yılları arasındaki hükümet değişikliklerinin yarattığı istikrarsız ortamın, AK Parti’nin ortaya çıkışının Türkiye’nin geleceği için ne kadar önemli olduğunu da vurguladı. Bu süreçte, yeni bir bakış açısı ve güçlü bir liderlik ile Türkiye’nin yeniden ayağa kalkabileceğine inandığını ifade etti.