İstanbul’ın kalbindeki, saygın bir devlet okulunda, eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte ortaya çıkan olaylar, eğitim sistemimizdeki derin sorunlara bir kez daha dikkat çekiyor. Veliler, çocuklarının eğitim hakkını ararken, okul yönetiminin hazırladığı, absürt ve kabul edilemez şartlar karşısında adeta şoke oldu. Bu durum, eğitimde eşit fırsatın nasıl sistematik bir şekilde engellendiğinin acı bir örneğini oluşturuyor.

Kayıt sürecinin karmaşıklaştırıldığı bu olayda, velilere sadece kimlik fotokopisi veya e-Devlet belgesi sunulmakla kalmadı. Okul yönetimi, velilerden adeta bir kredi başvurusu yapmaları gibi, son 6 aylık elektrik, su ve doğal gaz faturalarının yanı sıra, tarihli yerleşim yeri belgeleri de talep etti. Bu aşırı ve gereksiz detay isteği, eğitim hakkının önüne konan, bürokrasinin acımasızlığına işaret ediyor. Velilerin ödediği faturaların dökümünü istemek, eğitimde temel bir hakkın, bürokratik engellerle nasıl çarpıtıldığını gösteren çarpıcı bir örnek teşkil ediyor.

Olayın en dikkat çekici kısmı ise, kırtasiye ve hijyen malzemeleri bölümünde yaşandı. Okul idaresi, tek bir öğrencinin tüketebileceği kadar çok sayıda malzeme talep etti. Koli koli kırtasiye malzemesi ve hijyen ürünleri istemek, devletin okullara sağlaması gereken temel giderlerin, doğrudan velilerin omuzlarına yüklenmesi anlamına geliyordu. Hatta, listede yer alan “5 KALEM PİL” isteği, parantez içinde “(DURACELL)” ibaresiyle birlikte marka dayatması yaparak, velilere belirli bir ürün kullanmayı dayatmış. Bu durum, eğitimde özerklik ve seçim hakkının nasıl kısıtlandığını gözler önüne seriyordu.

Bu olay, eğitim sistemimizde yaşanan adaletsizliklerin ve bürokrasinin vahim sonuçlarını açıkça ortaya koyuyor. Velilerin karşılaştığı bu zorluklar, eğitimde eşit fırsatın sağlanmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguluyor. Bu türden absürt taleplerin, eğitim sistemimizin geleceği için kabul edilemez bir durum olduğunu ve derhal düzeltilmesi gerektiğini belirtmekteyiz.