Türkiye’nin büyük şehirlerindeki süpermarketler, son dönemde gözlemcilere alışveriş alışkanlıklarındaki keskin dönüşümleri somut bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle kırmızı et reyonları, tüketici davranışlarında yaşanan radikal değişikliklerin en belirgin göstergesi haline geldi. Bir hafta sonu düzenlediğimiz gözlemlerde, vatandaşların ilk etapta yüksek fiyatlı et ürünlerine yönelmesi, ardından da daha ekonomik alternatifler arayışına girmesi dikkat çekici bir şekilde gözlemlendi. Yüksek fiyatlar, tüketici davranışlarını derinden etkileyerek, marketlerin stoklarını adeta yutkunmalarına neden oldu.
Kırmızı et reyonlarında kilogramı 99 liradan satılan bütün tavuk ve 165 liraya ulaştığı görülen tavuk bonfileleri hızla tükenirken, indirimli fiyatla kilogramı 775 liradan satılan kıyma ve bin lirayı aşan kırmızı et ürünleri, reyonlarda uzun süre bekletilmiş halde kaldı. Kuşbaşı, bonfile, incik ve gerdan gibi farklı kesimlerdeki fiyatlar da benzer şekilde göz alıcı seviyelerde yer alıyordu. Beyaz et reyonları ise bütün tavuk, kalça but, pirzola ve bonfile gibi çeşitleriyle dolmuştu; burada kilogramı 99 lira olan tavuk ve 160 lira olan bonfileler reyonların en çok talep gören ürünleri arasında yer aldı. Bu durum, tüketicinin enflasyona karşı daha uygun fiyatlı alternatiflere yöneldiğinin açık bir göstergesiydi.
Market çalışanları, özellikle kırmızı ete olan talebin inanılmaz yüksek olduğunu, müşterilerin bu ürüne yaklaşan tek bir ürün bile alırken tereddüt ettiklerini ifade ettiler. Eskiden fiyatları karşılaştırıp bir süre düşünebildikleri bir alışveriş deneyiminin artık yerini, hızlı karar verme ve maliyetleri düşürme odaklı bir davranışa bıraktığını vurguladılar. Vatandaşların, sınırlı gelirleri doğrultusunda bir kilogram kıyma, kuşbaşı parasına 7-8 kilogram beyaz et alıp bir haftalık et ihtiyacını karşılamaya çalıştığı gözlemlendi. Bu durum, ekonomik sıkıntıların tüketici davranışları üzerindeki etkisini bir kez daha ortaya koydu.
Şarküterilerde de benzer bir durum yaşandı. Kilogramı 650-700 liraya satılan tereyağına, 500-600 liralık peynire ve zeytine ulaşamayan vatandaşlar, gelirlerinin azalması nedeniyle alternatiflere yöneldiler. Bir emekli vatandaş, “Gelirimiz düşünce peyniri önce 100-200 gramlara böldürüp almaya başladık. Bir süre sonra ona da gücümüz yetmeyince kırıntı peynire geçtik” diyerek, yoksulluğun getirdiği zorlukları anlattı. Bu manzara, Türkiye’nin yoksulluk sorununu ve bunun tüketici davranışları üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.