Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2026) 'Filistin için Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak' adlı oturumunda dikkat çekici bir konuşma yapıldı. Bu önemli platformda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Emine Erdoğan, Filistin’deki eğitim ihtiyacına yönelik güçlü bir çağrıda bulundu. Oturum, BM Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Najat Maalla M'jid, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı’nın eşi Mirela Becirovic ve Exeter Üniversitesi’nden Akademisyen Ilan Pappé gibi saygın isimlerin katılımıyla gerçekleşti.

Konuşmanın merkezinde, Filistin’de eğitim gören çocukların karşılaştığı zorlu koşullar yer aldı. Eğitim kurumlarının sistematik olarak hedef alınması, savaşın yıkıcı etkileri ve Gazze'nin bombalanan, yıkımlanan, çadırlarla dolu acı bir sahneye dönüşmesi, Emine Erdoğan’ın sözlerini daha da anlamlı kıldı. 'Eğitim, barışı beklerken askıya alınabilecek bir lüks değildir' ifadesiyle, eğitimin sadece bireysel bir ihtiyaç olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir direniş ve yeniden inşa sürecinin de temel taşı olduğunu vurguladı.

Emine Erdoğan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere başsağlığı dileklerini iletirken, şiddetin çocuklara karşı ne kadar kabul edilemez bir davranış olduğunu da bir kez daha vurguladı. Dijital dünyadaki şiddet içeriklerine de dikkat çekerek, bu tür etkilerin çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için alınması gereken önlemleri işaret etti. 'Şiddeti özendiren ne varsa mücadele etmeliyiz' diyerek, insan onuruna yakışır bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.

Konuşmasının en çarpıcı noktalarından biri, Filistin halkının 1948’den bu yana eğitim aracılığıyla sürdürdüğü direnişi ve varoluş mücadelesini hatırlatması oldu. Gazze'de, ölüm ve kaostan bağımsız olarak eğitim devam etmeye çalışan öğretmenlerin ve öğrencilerin kahramanlığını övdü. İsrail'in, kültürel mirası hedef alan yıkım stratejilerine dikkat çekerek, Filistin'in geleceğine dair umutları koruma ve yeniden inşa etme konusunda uluslararası toplumun sorumluluğunu hatırlattı. 'Eğitim, barışı beklerken askıya alınabilecek bir lüks değildir' sözleriyle, bu direnişin önemini ve değerini bir kez daha vurguladı.