Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk doğrudan seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos 2014’te başlayan, bugün itibarıyla 12 yılı tamamladığı yönetim dönemine damgasını vurmuştur. Bu uzun süreçte, ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısında köklü değişimler yaşanırken, Erdoğan’ın liderliği altında Türkiye, yeni bir ivme kazanmıştır. Bu yönetim, 2007 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile mümkün hale gelmiş ve halkın doğrudan seçimiyle belirlenen liderin, ülkenin kaderini şekillendirme yetkisini somutlaştırmıştır.
Seçim sürecinde, 2014’te gerçekleşen ilk cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye’nin siyasi tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu güçlü ittifak, Erdoğan’a büyük bir oyluk destek sağlayarak, 12. Cumhurbaşkanı unvanını kazanmasını sağlamıştır. 40 milyon 545 bin 911 oyla seçimi ödeleyen Erdoğan, sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda uluslararası arenada Türkiye’nin gücünü ve etkisini artırmıştır. Bu süreçte, seçilmiş Cumhurbaşkanı, ülkemizin çıkarlarını koruma ve geliştirme konusunda önemli görevler üstlenmiştir.
Sonraki yıllarda, 16 Nisan 2017’de yapılan Anayasa değişikliği referandumunda, Türkiye halkının iradesi bir kez daha cumhurbaşkanlığı sistemini güçlendirmiştir. Bu değişiklik, yönetimde daha etkin ve hızlı kararlar alınmasına katkı sağlamıştır. 2018’de yapılan ilk parlamento seçimleri, yeni cumhurbaşkanlığı sisteminin ilk testini oluştururken, 24 Haziran 2018’de gerçekleşen Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Erdoğan, 6 adayın arasında açık ara farkla galip gelerek, yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı görevine atanmıştır. Bu seçim, Türkiye’nin siyasi geleceği açısından büyük bir öneme sahip olmuştur.
2023’te gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde ise Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu ile kıyasıya bir mücadele içinde yer almış ve ikinci turda elde ettiği zaferle 12. yılını tamamlamıştır. Seçim sonucunda, Türkiye’nin savunma sanayiindeki ilerlemesi, dış politikadaki etkinliği ve sosyal kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni bir dönem başlatılmıştır. Bu dönemde, Türkiye, savunma sanayiinde önemli adımlar atarak, “savunma sanayiinde aktör ülke” olma hedefine yaklaşmıştır. Ayrıca, Kahramanmaraş merkezli deprem felaketi sonrasında, ülkenin yeniden ayağa kalkış sürecine önemli katkılar sağlamıştır.”}çıkartıldı. Seçimden sonra, Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmeleri ve uluslararası arenadaki rolü, ülke için yeni fırsatlar sunmuştur. Bu 12 yıllık süreçte, Türkiye, bölgesinde ve dünyada etkinliğini artırmış, kendi çıkarlarını koruma ve geliştirme konusunda önemli başarılar elde etmiştir. Erdoğan’ın liderliği, Türkiye’nin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısında önemli değişikliklere yol açmış ve ülkenin geleceği için sağlam bir zemin oluşturmuştur. Bu 12 yıl, Türkiye’nin modernleşme ve kalkınma yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olmuştur.