İzmir'in Menderes ilçesinde yürütülen iddialı soruşturmanın yankıları devam ediyor. ‘Rüşvet’ ve ‘irtikap’ suçlamalarıyla ilgili başlatılan soruşturmada tutuklanan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, CHP'den istifa ettiğini duyururken, bu süreçte yaşadıklarını çarpıcı bir dille ifade etti. Bu istifa, sadece bir siyasi karar değil, aynı zamanda hukukun ve siyasi partilerin rolü hakkında önemli soruları beraberinde getirdi.

İHA’nın haberine göre, Başsavcılığın soruşturması kapsamında 16 kişi hakkında başlatılan gözaltı sürecinde 10 kişinin tutuklandığı, 6 kişinin ise adli kontrolle serbest bırakıldığı öğrenildi. İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla geçici olarak görevden uzaklaştırılan Çiçek, istifa açıklamasında şok edici detaylara yer verdi. Güvenliğe dair hiçbir bilgi alınmadan, sabaha karşı düzenlenen bir operasyonla gözaltına alındığını, dosyanın gizlilik kararı nedeniyle ifade alma gerekçesini bile öğrenemediğini savundu. Ayrıca, ‘örgüt kurma’ ve ‘irtikap’ suçlamalarıyla tutuklandığını, bu tutuklamanın sahte mesajlarla sağlandığını iddia etti.

Çiçek’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalar ise, kendisine yöneltilen suçlamaların kaynağını ve bu süreçte kendisini nasıl savunmasız bıraktığını ortaya koydu. 19 Haziran 2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu dilekçe ile açılan soruşturma dosyasının görmezden gelindiğini, BTK’ya telefon IMEI tespiti taleplerinin ve bilirkişi isteğinin dikkate alınmadığını, ancak bu delillerin tutuklama dosyasında yer aldığını belirtti. Bu durum, kendisine karşı kamuoyuna servis edilen sahte mesajlarla toplumda peşin bir suçluluk algısı oluşturulduğunu ve masumiyet karinin hiçe sayıldığını iddia etti.

Açıklamasının son bölümünde ise, CHP Genel Merkezi tarafından savunması alınmadan disiplin kuruluna sevk edilmesini, partinin kendisine savunma hakkını tanımamasına ve partili olduğunu dahi eleştirerek, “Kalbimdeki Cumhuriyet Halk Partisi’ni yok edemeyeceksiniz” diyerek, siyasi mücadeleye olan bağlılığını vurguladı. Bu iddialı ve duygusal açıklama, İlkay Çiçek’in gelecekteki adımlarını ve siyasi kariyerini şekillendirecek önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.”} Etti.