Kahramanmaraş'ın Onikişubat bölgesinde yaşanan ve hayatın akışını derinden sarsan silahlı saldırı, bir çocuk için sonu bilinmeyen bir yolculuğa dönüşmüştü. Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen bu trajik olayda, 9 kişi hayatını kaybetti, 13 öğrenci ve öğretmen yaralandı. Ancak, bu acıların ortasında, bir ışık belirmişti: 5. sınıf öğrencisi Fatma İkra Çam’ın hayatta kalma cesareti.

Olay günü sınıfa yerleşmişken, saldırganın amansız ateşi sınıfa yayılmıştı. Panik içinde, arkadaşının kendisine siper olması sayesinde hayat kurtulmuştu. Sınıfın penceresinden atlamasıyla yaralanan Fatma İkra, o anları son derece açık bir dille anlatırken, korkunun ve acının derin izlerini taşıyordu. 'Kaçışınız yok' gibi bir ifadeyle saldırganın insanları korkutmaya çalışması, yaşanan travmayı daha da pekiştirmişti.

Fatma İkra, sınıf arkadaşlarıyla birlikte sınıftan kaçarken, diğer sınıflarda devam eden çatışma ve mermilerin isabet etmesiyle yaşadığı dehşeti tarif etti. “Baktım iki kişi camdan atlıyor, ben de kurtulmak için atladım. Üçüncü atlayan kişi bendim, beni aşağıdakiler çok az tutabildiler ama iyi ki de atlamışım,” diyerek, ölüm tehlikesinin altında kalmaktan kıl payı kurtulduğunu ifade etti. Müdür yardımcısının hızlı müdahalesiyle hastaneye sevk ediliyorken, vücudundaki yaralar ve zihinsel travma, onun için uzun bir iyileşme sürecinin başlangıcı oldu.

Olayın ardından Fatma İkra, sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda psikolojik olarak da büyük bir yıpranma yaşamıştı. “Korkudan şu anda eve bile gitmek istemiyorum, okula da gitmek istemiyorum. Okulun eve yakın olması beni çok etkiliyor, bir daha gelirler diye çok korkuyorum,” diyerek, yaşadığı travmanın onu nasıl derinden etkilediğini anlattı. Sınıfına giren saldırganın ‘Kaçışınız yok’ şeklindeki sözleri, onun zihninde derin bir etki bırakmış, okula gitmek istemediği gibi bir düşünceye sürüklemişti. Bu süreçte sınıf arkadaşları Belinay Nur Boyraz ve Kerem Erdem Güngör’ün de hayatını kaybettiğini öğrenmesi, acısını daha da katlamıştı. Ayla Hoca'ya duyduğu sevgi ve saygı, matematiği onun sayesinde sevmeye başladığını ifade ederken, bu korkunç olay tüm hayatını değiştirmişti.”}

Şu anda, Fatma İkra'nın hayatında iyileşme ve yeniden hayata tutunma süreci ön plandaydı. Psikolojik destek alarak, travmasını aşmayı ve geleceğe umutla bakmayı hedefliyordu.

Olayın ardından, Kahramanmaraş halkı ve tüm Türkiye, Fatma İkra'nın cesaretini ve hayatta kalma mücadelesini takdirle karşılıyordu. Bu trajik olay, toplumsal dayanışmanın ve yardımlaşmanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyordu.

Fatma İkra'nın hikayesi, sadece bir bireyin yaşadığı bir trajediyi değil, aynı zamanda bir şehrin ve milletin dayanıklılığını ve umudunu da temsil ediyordu.