Erzurum’un yakut renkli vadileri ve tarihi dokusu, bugün Türkiye’nin milli savunma sanayiindeki geleceğine dair önemli bir kilometre taşıyla buluştu. TSKGV Erzurum Bölge Müdürlüğü’nün açılış törenine, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Okay Memiş ve üst düzey yetkililer katıldı. Bu stratejik bölge, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerlilik hedeflerine ulaşma ve uluslararası arenada etkinliğini artırma yolundaki kararlı adımların başlangıcı oldu.

Okay Memiş, açılış konuşmasında TSKGV’nin, Türk Sağlık Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı’nın bir uzantısı olduğunu vurgulayarak, ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve TUSAŞ gibi kritik savunma sistemlerinin üretiminde yer alan vakıf şirketlerinin önemini vurguladı. Vakfın, hem iç hem de dış savunma ve terörle mücadelede kritik rol oynadığını, vatandaşların bağışlarıyla desteklenen ve sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şekillenen güçlü bir ekosistemin parçası olduğunu belirtti. Erzurum’da yeni bir bölge teşkilatının kurulacak olması, bu ekosistemin daha da güçlenmesi ve bölgedeki savunma sanayi faaliyetlerinin artması için önemli bir fırsat sunacaktı.

Haluk Görgün, TSKGV’nin yolundaki başarıların, vakıf bilinci ve vatan aşkıyla örülen bir sürecin sonucunda ortaya çıktığını ifade etti. Yönetim kurulunun, milletin bağışları ve Cumhurbaşkanımızın onayıyla hızla kurduğu bölge temsilciliğinin, vakfın faaliyetlerini daha da ileriye taşıyacağını vurguladı. 20 ilde faaliyet gösteren temsilciliğin, geçmişteki milli mücadeledeki sembolik önemini ve sonraki yıllardaki bağışçıların ilgisiyle birlikte hızlı büyümesini dikkate alarak doğru bir seçim olduğunu belirtt. TSKGV, artık sadece yerli üretim çözümler üreten bir vakıf değil, aynı zamanda bu çözümleri dost ülkelere de ihraç eden bir aktör olarak konumlanmıştı. Geçtiğimiz yıl 185 ülkeye 10 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirilmiş ve bu hedefin 2025’te tamamlanması, savunma sanayiindeki Türkiye’nin küresel rekabet gücünün bir göstergesiydi. İlk altı aylık ihracat rakamları, yıllık ortalama %40’lara varan bir büyüme gösteriyordu.

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye’nin savunma sanayinde yerlilik oranının 20’lerde olduğu dönemden yüzde 83’e yükselmesinin, Cumhurbaşkanımızın son 20 yılda ortaya koyduğu kararlı irade ve Türk insanına duyduğu güvene bağlı olduğunu belirtti. Bu başarı, sadece savunma sanayiinde değil, güvenlik güçlerimizin ihtiyaç duyduğu kara, hava, deniz, denizaltı ve tüm alt birimler içeren katma değerli teknolojik çözümlerin tasarlandığı ve üretildiği bir alanda da Türkiye’nin gücünü ortaya koyuyordu. Bu durum, hem iç pazarda hem de uluslararası pazarda önemli bir rekabet avantajı sağlıyordu.