Muğla’nın gizemli sularında, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titiz çalışmasıyla ortaya çıkarılan yeni bir vaka, FETÖ’nün karanlık ağının nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar sunuyor. Afyonkarahisar’da yakalanan Burkay Karatepe’nin verdiği ifadeler, terör örgütünün iç işleyişine dair acımasız bir şahitnessa dönüştü. Karatepe’nin anlattıkları, operasyonun planlanışından, gerçekleştirilişine kadar birçok kritik noktayı aydınlatırken, aynı zamanda güvenlik güçlerinin hassas operasyonlarına da ışık tutuyor.

Karatepe’nin ifadesi, örgütle tanışma hikayesiyle başlıyor. Ortaokul yıllarında örgütle ilk temasının ardından, askeri eğitim hayatı boyunca “gizli sorumlular” tarafından yönlendirildiğini kabul etti. Bu süreçte, ABD’ye paraşüt kursu eğitimi almak üzere gittiği dönemde, örgütün lideri Fetullah Gülen’le Pensilvanya’daki malikanesinde bir görüşme gerçekleştirdiği anlattı. Bu karşılaşma, sadece bir tanışma değil, aynı zamanda örgütün gizli iletişim yöntemlerinin ve liderliğin etkileyici atmosferinin bir yansımasıydı. Gülen’in kendisine dua okuduğu, takke ve tespih hediye ettiği ifade, terör örgütünün ideolojik manipülasyonunun ve etkileyici liderliğinin somut bir örneği olarak kayıtlara geçti.

15 Temmuz gecesi İstanbul’dan helikopterle Çiğli’ye ve ardından Marmaris’e geçen timin amacının “Cumhurbaşkanını sağ ele geçirmek” olduğunu iddia eden Karatepe, operasyonun akışını da detaylı bir şekilde anlattı. Grand Yazıcı Otel bölgesine indikten sonra yaşanan çatışmayı, hedef gözetmeksizin karşılık verdiğini belirterek özetledi. Koruma polislerinin etkili bir şekilde bertaraf edilmesi, operasyonun başarısına katkı sağladı. Ancak çatışma sırasında Şükrü Seymen ve Zekeriya Kuzu’nun polislere şiddet uyguladığını ve hakaret ettiğini görmesi, olayla ilgili karmaşık bir tablo ortaya çıkardı.

Kaçış sürecinde ise Karatepe’nin kullandığı yöntemler dikkat çekiciydi. Sahte kimlik kullanarak “Tayfun Gezveci” adıyla İstanbul’da sahte belgeler hazırlattığını, Afyonkarahisar’da hurda toplama ve inşaatlarda amelelik yaparak geçimini sağladığını itiraf etti. Özellikle, haberleşme yöntemlerinde kullandığı “taslak mesaj” taktiği, örgütün iletişim stratejilerini de gözler önüne serdi. Dijital materyallerdeki “AK Parti gidici, gemiyi terk etmeye başladılar” ifadeleri, örgütün iç çekişmelerini ve panikini yansıtıyordu. Karatepe’nin, deşifre olmaktan korkarak ev değiştirmeye çalışırken yakalanması, terör örgütünün güvenlik güçleriyle girdiği acımasız mücadeleyi bir kez daha gözler önüne serdi. İfadelerinin sonunda pişmanlığını dile getiren Karatepe, adli makamlardan takipsizlik veya ceza indirimi talebinde bulundu.