Beylikdüzü'nde trajik bir olay, bir çocuk hayatını varken sonlandırdı. 5 yaşındaki Karan Aydınlısoy, arkadaşının ailesinin müstakil evinin bahçesindeki havuzda eğlenirken, aniden açılan ateş sonucu ağır yaralandı. Yaşayan en uzun 16 günü geriye bıraktıktan sonra, hayatının sonunu kaybetti. Olay, toplumsal huzur ve güvenlik algısını derinden sarsan bir faciaydı.

Olay, 7 Temmuz günü saat 18.00 sıralarında gerçekleşti. Karan, okul çıkışı arkadaşının ailesinin daveti üzerine evine gitmiş ve havuzda arkadaşlarıyla oyun oynarken, havalı tüfekle rastgele ateş edilmesi sonucu sırtına isabet eden mermiye maruz kalmıştı. İlk müdahale sonrası hastaneye kaldırılan Karan, yoğun bakıma alındı ve yaşam mücadelesi verdi. Acı bir şekilde, bu mücadele 16 gün sonra sona erdi.

Olayın ardından 17 yaşındaki bir şüpheli gözaltına alındı ve tutuklandı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma, olayın nasıl gerçekleştiğini ve sorumluların kim olduğunu belirlemeye yönelik yoğun bir şekilde devam ediyor. Polis, olayın ardındaki motivasyonları ve sanığın geçmişini de detaylı bir şekilde araştırmaktadır. Bu durum, sadece Aydınlısoy ailesi için değil, tüm toplum için büyük bir üzüntü kaynağı oldu.

Olayın tanığı olan anne Naz Aydınlısoy, yaşadığı travmayı anlatırken gözyaşlarına boğuldu. “Çocukları okuldan aldık ve orada saat 18.00 sularında havuza girdiler. Eşim ile arkadaşının babası havuzda bekliyordu. Havuzun kenarında şezlonga oturuyordu. Ben de balkondan çocukların videosunu, fotoğrafını anı olarak çekiyordum. Ben arkamı dönüp telefonu masaya koyduğumda Karan’ın çığlıklarını duydum. Ben Karan’ı önden gördüğüm için sırtını görmüyorum. Kan veya bir şey geldiğini görmüyorum. Şakalaştıklarını düşünüyorum. Eşim ‘silah sesi geldi’ dedi. Karan’ın arkasından kan geliyor, kan fışkırıyor. Havuz kanlar içindeydi. Öbür oğlum ‘baba havuz kan içinde' deyince Karan’ı havuzdan aldık. Eşim hemen benim önüme koydu. Ben silahı kabul edemedim. Beynim o an kabul etmedi. Elimle o kanı temizlemeye çalışıyorum. Belki havuzun kenarında bir taşa değmiştir, bir yarık vardır diye düşündüm. Kanı temizleyince bir şey göremedim. Bir havlu aldım kanı temizlerken orada kocaman bir delik olduğunu gördüm. Ben o deliği görünce hayatım durdu diyebilirim. Böyle bir şeyi beynim ve vücudum kabul edemedi. Başka bir yerden, hiç bilmediğimiz bir yerden, ben bunu kaldıramadım. Başka bir yerden nereden geldiği belli olmayan bir yerden bir kurşun geldi ve benim çocuğumun sırtına saplandı” şeklinde duygusal bir ifade kullandı. Bu ifadeler, olayın yarattığı dehşeti ve ailenin yaşadığı acıyı gözler önüne serdi.